ALIN TERİ İLE YEDİĞİN SİRKE AĞANIN TATLISINDAN KIYMETLİDİR.

BOSTAN VE GÜLİSTAN YAZARI ŞEYH SADİ ‘DEN BİR HİKAYE
Bir derviş ormanda gezerken ayaksız bir tilki görür.
Hayrete düşer.
“Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer, ne içer, diye düşünür.
Allah’ın lutfuna hayran olur.
Derken bir aslan gelir.
Ağzında avladığı bir çakalı taşımaktadır.
Koskoca aslan, avının bir kısmını yer, kalanını da bırakır gider.
Ayaksız tilki, aslanın artığına doğru sürünerek gider ve karnını bir güzel doyurur.
Ayaksız tilkinin yiyeceğinin ayağına geldiğini gören derviş, kendi kendine:
-“Bir ayaksız tilkinin bile rızkını ayağına gönderen Allah, benim de rızkımı gönderir.”diye düşünerek çalışmaya gerek olmadığını, bir köşeye çekilip oturabileceğini düşünür.
Düşündüğünü yapan derviş;
-“Rızkım Allah’ın görünmeyen hazinesinden gelir. Gayret etmem gerekmiyor.”diyerek beklemeye başlar.


Bekler ,bekler… ama ne gelen var ne de giden…
Günler geçer.Derviş zayıflar ,erir ,akar adeta.Bir deri bir kemik kalır. güçsüz ve bitkin bir halde iken bulunduğu mescidin mihrabından bir ses duyulur:
“Ey tembel adam! Kendini ayaksız tilkiye benzeterek neden miskin miskin oturuyorsun?
Kalk! yırtıcı aslan ol.
Başkasının artığına göz dikmeyi bırak.
Sana yakışan artık yemek değil, artık bırakmaktır.
Aslan gibi bir güce sahip olan, başkasından yiyecek bekler mi?
Haydi kalk!
Kolları sıva. Çalış ve rızkını kazan.
Hem kendin ye, hem de başkalarına yedir.”

“Kendi kazandığını yeyip oturmak, altın kemer takıp divan durmaktan iyidir.”

SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ BUYURDU Kİ:
“Çalışmaktan elleri nasır bağlayan ve yorgun olarak uyuyan kimse mağfur olur, günahlarından kurtulur.”

ASR-I SAADETE DOĞRU BİR YOLCULUK YAPALIM
Sahabelerden Ebu Said(ra),açlıktan karnına taş bağlayan yoksul sahabilerdendi.
Bir gün açlığın şiddetinden bunaldılar.
Annesi dedi ki:
-Kalk da git. Rasullulah’a durumumuzu arz et.
Ondan bir şeyler iste.
Falan adam gitmiş Rasul-i Ekrem, onun imdadına yetişmiş.
Filan da gitmiş, o da nimete nail olmuş.
Haydi, sen de git.
Belki bir hayırla dönersin.
Ebu Said ise annesine:
-Hele dur bakalım. Bir şeyler arayalım, bulamazsak öyle gidelim, dedi.
Aradılar ancak bütün aramaları faydasız kaldı.
Bunun üzerine çaresiz Efendimiz (sav)’in huzuruna gitti.
Allah Rasulünün huzuruna girdiğinde Efendimiz (sav),hutbe irad ediyordu. Hutbeyi dinlemeye başladı.
Hutbede Efendimiz (sav),diyordu ki:
-“İstiğna gösteren ve iffetini muhafaza eden insanları, Cenab-ı Hak, âlemden müstağni kılar.”
Hz. Said (ra), bu sözü duyunca, bir şey istemeden geri döner.
daha sonraki durumunu ise şöyle ifade eder:
“Rasul-i Ekrem’den bir şey istemeden geri döndüğüm halde, Cenab-ı Hak bize rızkımızı gönderdi.
İşimiz o kadar yoluna girdi ki, ensar içinde bizden daha zengin kimse yoktu.”

“Sadaka, ne zengine, ne de sakat olmayan güçlüye helal değildir.”
HADİS-İ ŞERİF (Tirmizi, İbn-i Amr)


AKLIMIZA FATİHA SURESİNİN GELMEMESİ MÜMKÜN MÜ ?

Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla. ﴾1﴿
Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. ﴾2﴿
O, rahmândır ve rahîmdir. ﴾3﴿
Ceza gününün mâlikidir. ﴾4﴿
(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. ﴾5﴿
Bize doğru yolu göster. ﴾6﴿
Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil! Âmin. ﴾7﴿

ALLAH, BİZE HELALİNDEN ,HAYIRLI RIZIKLAR NASİP EYLESİN .

ALLAH, BİZE HELALİNDEN YEYİP ,HELALİNDEN TASADDUK ETMEYİ NASİP EYLESİN .

TÜM İNSANLIĞIN KORONA İLLETİNDEN KIRILDIĞI ŞU GÜNLERDE ALLAH İNSANLIĞI AÇLIKLA DA İMTİHAN ETMESİN .

BİZLERE LOKMALARIMIZI PAYLAŞABİLMEYİ NASİP EYLESİN .

KORONASIZ ,SAĞLIKLI GÜZEL ,GÜNEŞLİ GÜNLERE .

SERAP UYSAL
EMEKLİ KUR’AN KURSU ÖĞRETMENİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir