AMA SAHABİ ÜMMÜ MEKTUM VE KUREYŞ’İN AZGINLARI 

 

Tek gayesi insanların gaflet bataklığından, dalalet çukurundan kurtulup hidayete yol almasıdır kutlu nebinin.

Der ki:

“Tıpkı ateşe koşan pervaneler gibisiniz. Ben sizi eteğinizden tutup çektikçe siz ateşe koşuyorsunuz .”

Tebliğ zor iş…

Ama Allah’ın tüm seçilmiş elçileri gibi O da hiçbir maddi menfaat beklentisi, dünyalık talebi olmaksızın, hedefine sadece tebliği koymuştur.

Ölüm pahasına, her şeyini yitirme pahasına…

“Bir elime ayı diğer elime güneşi verseler yine de davamdan vazgeçmem “diyen bir nebidir O!

İnsanlar inanmıyor diye üzülür kimi zaman… Allah ,ikaz eder:

“Adeta kendini helak edeceksin, oysa sana düşen sadece tebliğdir.

Şuara: 3)

Değil mi ki o ,zaten elinden gelenin en iyisini zaten yapıyor ve diyor ki:

“Benim elimle bir kişinin hidayete ermesi, bana her şeyden daha sevimlidir .”

Hak Nebi Hz. Ali’ye Hayber fethi esnasında şu muhteşem sözü söyler:

“Ey Ali, Allah Teâlâ’nın senin sayende tek bir kişiye hidayet vermesi, iyi bil ki, sana kızıl develer bahşe­dilmesinden (senin kızıl develerin olmasından) çok daha hayırlıdır.”

İnsana değer kazandıran mal-mülk, şan –şöhret değildir.

Dünyalık kriterler sökmez Allah’ın katında…

Bir an için Kureyş’in en azgınlarına belki laf anlatabilirsem, belki Allah onlara hidayet nasip ederse, bu sayede tüm Kureyş Müslüman olur düşüncesiyle o azgın müşriklerle konuştuğu esnada gelen amanın seslenişi, o anda yanında bulunan azgın müşriklerin canını sıkar.

Dedik ya, iman bir nasip meselesidir… O azgın, zengin, sefih, iman yoksullarına ve yoksunlarına laf anlatmaktansa, Rabb-i TEÂLÂ, o imana susamış, imana kucak açmış, can-ü gönülden koşmuş gelmiş kör sahabi  ile ilgilenmesinin daha hayırlı olacağını bildirir.

Allah katında kriter, imana bağrını açmaktadır.

Ve o, imana bağrını açan sevgili Müslüman, ama olduğu halde sevgili peygamberimiz sefere çıktığında ona Medine’de vekalet edecek ve sevgili Bilal-i Habeşi ile peygamberin ilk iki müezzini olma şerefini paylaşacaklardır.

İman en önemli şeydir… Kişinin zengin, fakir, köle, hür olmasının, kabilesinin vesair güvendiği dünyalık nemaların hiçbirisi Allah katında iman kadar önemli, değerli değildir.

İşte Kureyş, bu noktada büyük yanılgı içindedir. Hazmedemezler bir türlü.

Bizi nasıl kölelerle, fakir, fukara kesimle bir tutar diye düşünürler, kabullenemezler bir türlü bu olguyu…

İmanın insana verdiği değeri, zaten ancak iman eden anlayabilir…

İlk tebliğden son anlarına kadar en çok vurguladığı bu durum, veda hutbesinde adeta bir vasiyet mesabesindedir.

Yüz bini aşkın Müslüman’a irad ettiği veda hutbesinden günümüze  yüzlerce yıl geçmesine rağmen :

“Irkçılığın her türlüsü ayağımın altındadır ,arabın aceme, acemin araba üstünlüğü yoktur . h

Hiç kimse ,kimseden üstün değildir derken ….şu an yaşadığımız medeni dünyadaki tam tersi ırkçılık düşüncesi çağlar öncesi dönemde medeniyetin temellerini oluşturan bu düsturdan ne kadar uzak olduğumuzu göstermiyor mu ?

Biz bu dünyaya maalesef “medeni dünya “diyoruz… Maalesef…

HAZIRLAYAN :SERAP UYSAL

Yazar: serapuysal

Ben Serap Uysal. ..Emekli Kur'an öğretmeni.. Ama emeklilik sözde. Eğitim hizmeti ölene dek,mezara kadar. 1961'de başlayan dünya hayatımdaki macera hızla sürüyor. 26 yil resmen süren görev yılları, Kur'an Kurslarında ve camilerde hem uyuyan hem büyüyen, Hem öğrenen öğrenince de anne babasına yardımcı olan 4 evlat.6 yılda dünyaya teşrif eden ve bizi ana babalık şerefiyle sereflendiren Hakk'ın en güzel hediyesi evlatlarımız ve yolun devamında iki ilahiyatçı gönül doktoru ,iki de tıp doktoru evlat...onlari büyütürken biz de büyüdük. Onlari egitmeğitmeye çalışırken biz de öğrendik..meslekdaşımız gönül doktoru evlatlarımız şimdi bizim öğretmenlerimiz...kendi bilgi ve birikimlerimizi onlardan ve her yerden öğrenmeye calistiklarimizla harmanlayarak okuyucuya sunma niyetimiz halistir.maksat bir eser bırakmak ki ardımardından bir hoş sada bırakıp rahmetle yadedilelim.bu niyetten hareketle iki kitap yazdık..."Canlı Kur'aKur'an:HZ.MUHAMMED (SAV) ve 26 yıllık çalışma hayatımızın semeresi"ISLÂM KÜLTÜRÜ: SORARAK ÖĞRENİYORUM "isimli çalışmalarımız...ve yoldaki çalışmalarımızın internet ortamında yayınlanmasının daha faydalı olacağı inancı, bilgiyi ömür boyu edinme ve paylaşma arzusudur bu sitenin doğuş sebebi.2015 yılından beriki ugraslarimiz bu meyandadir. Ne yazık ki sanal ortam bilgisi bizde eksik olduğundan bazı teknik hatalar iki kere kurduğumuz site izin ki bunlar benim kaybettiğim iki önemli değerdi ...şimdi üçüncü kez bıkmadan, usanmadan, önümüzdeki engelleri aşarak karşınıza yine çıkma cureti gösterdik.Niyet saf ve halis şimdi de torunlarimizi büyütürken sitemize de onlarla beraber büyütmek dilek ve duasıyla dipdiri karşınızdayız.Sitemizde hayat ve bilgi birikimimiz yanında, hayatın stresini azaltmak ve Rabbimizin "Bir işten görüldü bunda başka bir ise giriş! "emrine itaate hobilerimize de yer vermeyi arzu ettik.Inşaallah Hakk nasip eder,biz de faydalı oluruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir