ASR-I SAADETİN HÜZÜNLÜ SENESİNDEN GÜNÜMÜZE BİR DERS:İKİNCİ BÖLÜM

MÜŞRİKLER MÜSLÜMANLARI BOYKOT ETMEYİ BİTİRİNCE NE OLDU ?
Boykot olayı sona erince ,eziyetler ve sıkıntılar bitti mi?
Kesinlikle HAYIR !
Hatice annemiz ve Ebu Talip Amca’nın ölümü ile Sevgili Peygamberimizin adeta iki kolu kopmuştu .Onu sadece bir eş olarak değil bir yoldaş ,bir sırdaş ,bir hami ve daha da fazlasıydı Hz .Hatice ANAMIZ .
İLK İMAN EDENDİ .
Tereddütsüz imanın ilk sahibi olması ve tüm müslümanlara ana olması onu tarihin derinliklerine kaydedilmesine rağmen Sevgili Peygmberimiz Aleyhisselam’ın ve tüm müminlerin gönüllerinde yerini almasına engel olmamıştı .
Ebu Talib’in de vefatıyla müşriklerin eline adeta fırsat geçmişti .
Hüzün yılı hüzünle dolu geçerken ardından Taif yolculuğu da hüsranla neticelenmiş tek bir kişinin ve cinlerden bir taifenin müslüman olması bir teseli olmuştu .
Ardından bir teselli ve müjde dolu yolculuk olan MİRAÇ OLAYI …
Ardından AKABE BİATLARI VE ARDINDAN HİCRET .
Bitti mi hicretle sıkıntılar ?Hiç de bitmedi .

Müslümanların kökünü kurutmak için hicret ettikleri Medine’de dahi rahata kavuşamadılar Sevgili Peygamberimiz ve müslümanlar .
Bedir ,Uhud,Hendek ,Hudeybiye,Mute,TEBÜK ,Mekke’nin Fethi ,Huneyn ve daha nice seriyyeler …
Müşriklere ,Yahudilerin düşmanlığı ,ardından Hrıstiyanların ve hicretle beraber münafıkların düşmanlığı …
Bu düşmanlık maddi ve manevi bir çok sıkıntıları beraberinde getirse de asla asla asla müslümanlar çektikleri sıkıntılara sabırsızlık göstermediler .
Gözyaşları ile kanları birbirilerine karışsa da Peygamberimize sevgileri artarak devam etti .
Onlar dönmeyi hiç düşünmediler .
Asr-ı Saadet ,cahiliyye devrinin mutluluk asrına çevrilmesinin adıdır .
Bir çok ızdırap ,doğan güneşin ışığında teselli bulmuş ve akan sular yolunu bulmuş gönüller feraha ermiştir .
bizler de bu zorlu günlerden sonra inşaallah feraha ereceğiz .
Yeter ki kılavuzumuz HAK ‘tan gelen kılavuz olsun .
O kılavuzun eşliğinde yürüdüğümüzde hayatımızda olumlu- olumsuz tüm sıkıntılara bir derman bulmak münkündür .
MÜSLÜMANIN HER HALİ İBRET VESİLESİDİR
Sevgili Peygamberimiz Aleyhisselamın bir hadis-i şerifi o kadar dikkat çekici ve müjde doludur ki,buyrun beraber okuyalım :
““Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır.
Onun her işi hayırdır.
Eğer bir genişliğe nimete kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur.
Eğer bir darlığa musibete uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur”
Hayatımız şükür ve sabır dengesine oturmuş olsa her halimiz ibadet olur .
Biz özellikle bu sıkıntılı günlerde bu hayra o kadar muhtacız ki .
Geçtiğimiz sıkıntılı dönem bizlere bu iki hayırdan ne kadar uzak olduğumuzu bir kez daha gösterdi .
Maalesef yukarda uzun uzun anlattığımız İslam tarihindeki boykot olayı bu SABIR VE ŞÜKÜR DENGESİNİN NASIL DORUK NOKTALARINDA yaşandığının bir göstergesidir .
Sadece müslüman oldukları için bu eziyetlere ve öncesinde ve sonrasında da bir çok eziyet ,işkence ve sıkıntıya ,savaşlara ,hicrete zorlanan bu islamın ilk müslümanları sadece deselerdi ki :”
-“Tamam ,sizin dediğiniz olsun .Biz artık Muhammed’den ve onun dininden vazgeçtik .Biz artık bu işkencelere,açlığa ,savaşa ,bu zorluklara dayanamıyoruz .!”
Demediler !
Hiç kimsenin aklına böylesi bir vazgeçme fikri gelmedi .
Bu yüzdendir ki:
ALLAH KUR’AN’DA ONLARI ÖVDÜ .BİR DEĞİL BİR ÇOK AYETTE HEM DE
İŞTE BİRİSİ :
“Muhacirlerden ve Ensar’dan o ilkler, o önde gidenler ve bir de ihsan şuuruyla onlara tâbi olanlar var ya, Allah onlardan razı, onlar da Allah’tan razıdırlar. Allah onlara, altlarından ırmakların çağladığı, içinde ebedî kalacakları cennetleri hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur.” (et-Tevbe 9/100)
Düşünsenize ;ALLAH SİZDEN RAZI OLMUŞ!
Bu ne muhteşem bir nimettir .
O örnek İslam ruhuna,Allah’ın razı olduğu kullar safına dahil olmayı kim istemez .
Ancak şurası da bir gerçek ki ;biz o ruhtan çok uzağız .
O RUHA ŞU AN HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK MUHTACIZ .
KORONA ‘lı günler bizde tefekkür duygusu uyandırmalı .
Bir vatandaş olarak ben nerde hata yaptım ,
Bir anne ,baba ,evlat ,öğretmen ,siyasetçi ,bürokrat ,din görevlisi …
kısacası tabandan tavana toplumun her kesimi istisnasız kendini yargılamalı koronadan önce ve bu esnada ben neyi yanlış yaptım?
SADECE BİZ TÜRKLER VE MÜSLÜMANLAR DEĞİL ,TÜM DÜNYA KENDİNİ SORGULAMALI
Sorgulamalı ,düşünmeli nerde yanlış yaptık ,bu yanlışı telafi imkanı var mı ?
Bundan sonra elbette hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, ama gene de hatalardan ne kadar erken dönülürse o kardır .
DÖNMEMİZ GEREKİYOR .
Yoksa katlettiğimiz insanlık ve doğa bizden intikamını sadece koronayla almayacak .
Kur’an ayetlerinin her birisi ,bize uyarı niteliğindeki hakikatleri gayet açık ve net bir biçimde açıklarken ve aksi takdirde olacakları haber verirken ,halen hiç bir şeyden ders almamak ,almak istememek gene birçok ayetteki mesajı hatırlatıyor :
“Haber verdiğin o azabı başımıza getir de görelim !”diyen inanç yoksunu insanların peygamberlere,Allah’a meydan okumasını …
ALLAH BUYURDU :
“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.”(BAKARA SURESİ 145)

İNSANLAR BU İMTİHANI KABULLENMEK İSTEMİYOR
Hayatın her anını sevinç ,neşe ,varlık ,eğlence …tabiri caizse vur patlasın çal oynasın ,elemsiz ,kedersiz,ölümsüz bir hayat özlemi içinde geçirmek istiyor günümüz insanı .
Adeta ölümü öldürmek ve ALLAH’a savaş açmak gibi bir eylem görüyoruz günümüz insanlarında .
ALLAH ,bizi en güzel şekilde eşref-i mahlukat diyerek yaratıp sayısız nimetleri verirken ona sorumluluk da vermiş tabii .Ancak bu sorumlulukları nedense unutuyoruz ,unuttukça da dünyadaki düzen ,intizam ,nizam bozuluyor .
NİZAM BOZULDUKÇA DA SONUÇ YİNE NİZAMI BOZAN İNSANIN BEDEL ÖDEMESİNİ GEREKTİRİYOR.
ALLAH’A SAVAŞ AÇMAK VE ONUN KURDUĞU DOĞAL DENGEYİ ,NİZAMI BOZMAK VE NETİCESİNDE DE HELAK OLUP GİTMEK VEYA ,
ALLAH’IN İRADESİNE TABİ OLUP ,EŞREF-İ MAHLUKAT OLMA SIFATINA UYGUN BİR YAŞAM TARZI İLE İKİ CİHAN SAADETİNİ ELDE ETMEK Mİ ?
KARAR SİZİN,BİZİM ,HEPİMİZİN !
ALLAH HEPİMİZE İSTİKAMET SAHİBİ OLMAYI VE SIRAT-I MÜSTEKİM ÜZERE BİR YAŞAMINASİP ETSİN.
TÜM İNSANLIĞA
SERAP UYSAL
EMEKLİ KURAN KURSU ÖĞRETMENİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir