KADIN:ADI KADIN BU ÖYKÜNÜN !

Bir varmış bir yokmuş.
Evvel zaman içinde ,zaman zaman içinde ,ben diyeyim milyon yıl ,siz diyesiniz kırk milyon yıl….
gerçeğini Allah bilir …
..
Melekler cennette Hakk’a kullukla meşgul iken,şeytan dahi cennette Rabbine meftun ,ona kullukta kusur etmez iken …
Devirlerden bir devir gelmiş …
HAKK(CC) ,insanı yaratmayı dilemiş …
Dilemesiyle şeytan itiraz edesi olmuş…
Hele secde emri verilende itirazı yükselmiş ,yükselmiş ve akibeti cennetten kovulmak olmuş …
Siz bunu masal sanmadınız değil mi ?
Bu hayatın taa kendisidir .
***
Devam edelim .
Evet bu anlatılan ve anlatılacak olan masal değil…
HAK TEALA Adem’i yaratmış,secde emri vermiş ..bundan hikmet, ona verdiği değermiş .
**
Yalnızlıktan sıkılmış ADEM .
RAHMAN ve dahi RAHİM olan mevlam ona yoldaş olsun diye ,insanoğlunun nesli devam etsin diye HAVVA’yı yaratmış ..
Başlarından çok maceralar geçmiş …yasak meyveyi şeytanın kandırmasıyla ısırdığı gibi Adem’e de yemesi için zorladığında akibet cennetten çıkarılmak olmuş .
Zaten apaçık bir düşmanları varmış ..cennette misss gibi otururken o düşmanın hilesine kanmışlar, onun hilesiyle nara yanmışlar .
Cennetten çıkarılmak olmuş cezaları ..
Bir de buna ayrılık eklenmiş ..ne kadar sürdüğünü bilemediğimiz bir yaman ayrılık acısı ve günahın pişmanlığı yakmış kavurmuş sinelerini ve öylesine tövbe etmişler ki RAHMAN olan Rabbimiz affetmiş onları ..
Buluşturmuş yeniden …
O günden sonra hayatın anası …omuzunda çok yükler taşımış .
Aradan yıllar, yüzyıllar geçmiş …kadın ,ana,eş ,evlat .kız kardeş ,gelin ,kaynana olarak tarih sahnesinde her role girmiş .
ALLAH ,aslında ona o kadar değer vermiş ,misyon yüklemiş ki ..
O olmasa ,insanlık sadece ADEM ile devam etmezmiş .
Adem olmasa da öyle …
Hak öyle dilemiş ve yaratmış .
Ona öyle güzel payeler vermiş ki ..
Adından belli değil mi zaten :ANA …ANA …
***
Ayağının altından geçiyormuş cennet yolu ..
ALLAH’ın yarattığı her şeyde ilkin o varmış:
ANA :anayurt,anavatan ,ana gaye ,anayasa…..herşey onun adıyla anılmış…
Sırtında çok yükler olan kadın zayıfmış ancak ana olunca gücü,kuvveti dayanıklılığı öylesine artmış ki …tahminlerin ötesinde …
***
Bu yükleri sırtlanan kadının aslında mükafatı da çok büyükmüş .boşa çekmemiş bunca yükü ..Allah’ın ona verdiği paye ,hakları aslında çok çok genişmiş …
Ne var ki zamanla hem kendisi ve hemcinsleri hem karşı cins,onulması zor hatalar yapmışlar .
Allah’ın verdiği haklar zamanla elinden alınmış,yok sayılmış,diri diri toprağa gömüldüğü olmuş.
Kendisi de çok yanlış yapmış .hilkatinin gerektirdiği gibİ davranamamış her dem .
Çok kötülük çıkmış başının altından .
Adına en güzel şiirler yazılmış iken ana olarak ,eş ve sevgili olarak ….”billurlar kırılmasın “hitabına nail olmuş ,sen billur gibisin .Kırılmamalısın!”seni incitmemeliler ,kırmamalılar ,hoş ve nazik davranmalılar”diyen bir elçinin ümmeti iken …ne yazık ki değerini bilememiş …
Yeri gelmiş insan kılığına girmiş şeytana benzemiş ,yeri gelmiş destanlar yazmış ..
Adına nice cinayetler işlenmiş .
İlk cinayet de kadın yüzünden değil miymiş zaten .
***
İşte onu öyküsü böyle..
Ama insanlık bu hikayenin sonunun değişmesine muhtaç …

“Beşiği sallayan mübarek eller iken bu hallere mi düşmeliydin sen ey kadın !”diyormuş herkes .
Hilkatinin gerektirdiği gibi davransan ve iyiye güzele yönlendirdiğin evlatların ile ilk öğretmen olsa idin sen ey kadın diyormuş herkes.
Kızlı erkekli yetiştireceğiniz evlatların dünyayı da iyiye ve güzele götürdüğünü bir hayal etseydin sen ey kadın diye düşlüyormuş tüm dünya …
Ve verilen payeyi hiç yitirmeseydin ,
Yitirmeseydik diyormuş herkes .
**
Sahi geri almak mümkün müdür sizce ?
Cennet yolu tekrardan o ayakların altından geçer mi ki ?
Geçer mi?

serap uysal

ÖLÜMÜ ÖLDÜREBİLEN VAR MI?

“HASİS SARRAF, KENDİNE BİR BAŞKA KESE DİKTİR.
MEZARDA GEÇER AKÇE NEYSE, ONU BİRİKTİR.”
NECİP FAZIL

BÜYÜK İSKENDER’İN VASİYETİ
Büyük İskender bir gün vezirlerini toplamış ve onlara:
—Ben öldüğümde cenaze merasimimi söylediğim gibi yapın demiş!

Ülkemin dört bir yanından tebaamdan olan insanları çağırın!
Cenazemin önünden askerlerim yürüsünler silahlarıyla,
Cenazemin sağından âlimler yürüsünler kitaplarıyla,
Cenazemin solundan zenginler yürüsünler mallarıyla,
Cenazemin arkasından ise fakirler ve garipler yürüsünler gözyaşı ve dualarıyla!
Sağ elime bir Altın küre verin, sol elimi ise bos bırakın ta ki
Mezara dek, demiş!
Vezirler Büyük İskender’in bu söyledikleri karsısında şasırmışlar.
Ve “Bunu bilse bilse Büyük İskender’in hocası Diyogen bilebilir” demişler
Ve Diyogen’e sormaya karar vermişler!
Vezirleri dinleyen Diyogen demiş,
– ” İskender’in Ne kadar büyük olduğunu bir kez daha anladım” demiş ve ilave etmiş:
— İskender şunu anlatmak istemiş. :
Cenazenin önünden yürüyen askerler ölümüne silahlarıyla dahi engel olamadılar,
Cenazenin sağıdan yürüyen âlimler ölümüne kitaplarıyla dahi engel olamadılar
Cenazenin solundan yürüyen zenginler ölümüne mallarıyla dahi engel olamadılar ve
Cenazenin arkasından yürüyen fakirler ve garipler ölümüne gözyaşı ve dualarıyla dahi
Engel olamadılar!
Sağ elindeki altın küre ise bu dünyada sahip olabileceği her şeye sahip olduğunu,
Sol elinin boş olması ise bu dünyadan ELI BOŞ geldim ELI BOŞ gidiyorum! Dediğini gösteriyor…

*******

Bir insan ölümden korksa da korunabilir mi ?
Ölümün olmadığı yer var mı ?

ne demişler:
“ÖLÜMÜN BİZİ NERDE BEKLEDİĞİ BELLİ DEĞİL ,İYİSİMİBİZONU HER YERDE BEKLEYELİM …”

Askerleri BÜYÜK iskender’in ölümüne mani olabildiler mi?
hayır..

Alimler ,ölüme çare bulabildiler mi?
Hayır..

Zenginler ölmez mi ?
Ölür…
Dua ölümü geri çevirebilir mi?
Hakk’ın sevgili meleği Azrail geldiğinde ,”ben gelmiyorum sen git.” diyebilir miyiz ?
Bütün dünya bizim olsa ne fayda ?
Dünya, Sultan SÜLEYMAN’a bile kalmamış ..Ne BÜYÜK lakabıyla anılan İskender’e ne de Hakkın sevgili elçisi Sevgili Peygamberimize bile kalmamış ,bize mikalacak ..
ÖLÜMÜ ÖLDÜREMEYİZ .
O halde çare nedir ?
Allah meleğini gönderip bizi yanına davet ettiğinde gönül hoşluğu ile gidebilmek için “İYİ İNSAN ,İYİ MÜSLÜMAN OLMAK1” .

ÇARE BUDUR …
BİLMİYORUM BAŞKA ÇIKAR YOL !
BİLİYORSANIZ SÖYLEYİN .
AMA YOK …
BUKONU DAHA ÇOK SU GÖTÜRÜR..
BU KONU HAYATIMIZIN ANA KONUSU HEP KONUŞULACAK VE YAZILACAK ….

ALLAH İYİ İNSAN OLMAMIZI VE DAVETİNE “LEBBEYK ALLAH’IM ,GELDİM ALLAH’IM !” diyerek can ü gönülden koşarak gitmeyi nasip etsin …

serap uysal

GÜÇLÜ HAFIZA NASIL KAZANILIR?

BEYİN KASLARINI HAREKETE GEÇİREREK, DAHA GÜÇLÜ HAFIZAYA SAHİP OLABİLMENİN MÜMKÜN OLDUĞUNU ORTAYA KOYAN ARAŞTIRMANIN SONUÇLARI ŞÖYLE:

1. BİR ŞEYİ ÖĞRENMEK İÇİN EL HAREKETLERİ KULLANMAK BEYNİN ANIMSAMA YAPMASINDA KOLAYLIK SAĞLIYOR.
2. TELEVİZYON İZLEMEK, KİTAP OKUMAK VE MÜZİK DİNLEMEK GİBİ AKTİVİTELERLE BEYNİ MEŞGUL ETMEDEN KESİNTİSİZ EN AZINDAN 6 SAAT UYUMA HAFIZAYI ONARIYOR.
3. SAKİNLEŞMEK VE STRESTEN UZAK DURMAK BEYNE CİDDİ ANLAMDA YARDIMCI OLUYOR.
4. EGZERSİZ, TÜM VÜCUDA ÖZELLİKLE BEYİNDEKİ HAFIZA BÖLÜMLERİNE ULAŞARAK KAN AKIMINI HIZLANDIRIYOR.
5. BRÜKSEL LAHANASI, BROKOLİ, KABAK, YAPRAKLI YEŞİLLİKLER, KİRAZ, KIRMIZI ELMA, PATLICAN VE ÜZÜM GİBİ PARLAK RENKTEKİ SEBZE VE MEYVE YEMEK HAFIZAYI KUVVETLENDİRİYOR.
6. OKUMAK VE OKUNAN KİTABI TARTIŞMAK HAFIZAYI GÜÇLENDİRİYOR. BEYİNDEKİ DÜŞÜNMEDEN SORUMLU BÖLGEYİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN OKUNAN ŞEYİN TERCÜME EDİLMESİ DE ETKİLİ OLUYOR.
7. KOKU, HATIRLAMAYA YARDIMCI OLUYOR. EN KUVVETLİ VE EKONOMİK KOKU İSE BİBERİYE. KONSANTRASYON VE DİKKAT SORUNU ÇEKEN KİŞİLERE BİBERİYE İÇERİKLİ PARFÜM ÖNERİLİYOR.
8. TEK BİR ŞEYLE İLGİLENMEK. ÖRNEĞİN, KİTAP OKURKEN TELEVİZYONUN AÇIK OLMAMASI, YEMEK YAPARKEN TELEFONLA KONUŞMAMAK GİBİ…
9. ŞARKI EZBERLEMEK.
10. SÜREKLİ YENİ ŞEYLER ÖĞRENMEK.

ALINTI

ZİKİR YAPARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ ?

344) Zikrederken abdestli olmak şart mıdır?
Zikrederken abdestli olmak şart değildir ama zikrin adabı bakımından ve daha da makbul olması için ab-destli bulunmak iyidir. Zaten daima abdestli olmak da bir nevi zikirdir. Çünkü abdest de Allah’ın emirlerin-den biridir. Ancak zaruri bir halde abdestsiz de zikir yapılabilir. Hz. Aişe annemiz Peygamberimizin abdestli ve abdestsiz her halinde zikrettiğini haber vermiştir.
345) Zikir sadece elde tesbihle mi ya-pılır?
Zikir sadece elde tesbih ile yapılmaz. Zikri saymak şart değildir. İnsan her halükarda elinde tesbih bulun-duramaz. Halkımız böyle sandığı içindir ki yapabileceği durumlarda bile elinde tesbih olmadığı için zikir yapmıyor.
346) Namaz da zikirdir diyebilir miyiz?
ZİKRİN EN EFDALİ NAMAZDIR. Çünkü namaz-da zikrin her çeşidi yapılmaktadır.
347) Kur’an okumak zikir midir?
Kur’an-ı Kerim’in bir ismi de “Ez-Zikr” dir. Kur’an-ı Kerim Allah kelamı olduğundan en güzel zikirdir.
348) Hangi davranışlar zikir kategori-sinde değerlendirilebilir?
Ayet ve hadislerde belirtilen söz ve duaların hari-cinde insan her davranışını zikre dolayısıyla ibadete çevirebilir.
Allah’ın emir ve yasaklarına uymak, ilim öğrenmek ve öğretmek, cihad etmek kısaca ALLAH’ın rızasını gözeterek yaptığımız her iş bir zikre dönüşür.
349) Zikir sadece mübarek gecelerde mi yapılır?
Zikir için sadece mübarek geceleri beklememeliyiz. İstediğimiz her an ve yerde zikir yapabiliriz. (tuvalet ve banyo hariç)
350) Yatarken zikir yapılır mı?
Yatarken de zikir yapılabilir. Ancak yine yanlış bilgi neticesi insanlar gece yatakta uykusu kaçtığı halde yatı-lan yerde zikir olmaz düşüncesiyle zikredeceğine hayalinde keçileri sayarak uyumaya çalışıyor. Yattığı-mız yerde ayaklarımızı toplayarak zikredebiliriz.
351) Yatarken zikir yapılabileceğine dair ayet var mıdır?
Kur’an-ı Kerim’de Al-i İmran Suresi 191. Ayet-i Kerimesinde şöyle buyrulmaktadır:
“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine ya-tarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaradılışı üze-rine düşünürler. Ve Rabbimiz, bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi cehennem azabından koru derler.”
352) Adetli kadınlar zikir yapabilir mi?
Adet ve loğusa olan hanımlar da bu durumlarda hiç zikir yapılamaz sanarak birçok günlerini boşa geçiri-yor. Hâlbuki adetliyken sadece kur’an okunmaz ve namaz kılınmaz. Bir hanım adetli günlerinde ibadet etmek isterse seccadesini serip üzerinde veya istediği şekilde zikrini yapabilir.
353) Zikirle ilgili ayetlerden örnek ve-rebilir misiniz?
Zikirle ilgili birkaç ayet meali:
“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin.” (ahzab suresi:47. ayet)
“Sabah, akşam, yalvararak ve ürpererek, sesini yükseltmeden, için için Rabbini an. Sakın gafillerden olma. Rabbinin katındakiler O’na kulluk etmekten yüksünmezler. O’nu tesbih eder, O’na secde ederler.” (Araf Suresi 205–206. ayet)
“Onlar iman eden ve kalpleri Allah’ı anmakla huzur bulan kimselerdir. Bilin ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Rad Suresi 28. ayet.)
354) Zikrin önemi ile ilgili bir hadis-i şerif örnek verir misiniz?
Bu konudaki birçok hadis-i şeriften bir örnek vere-cek olursak Allah’ın sevgili elçisi şöyle buyurur:
“İçerisinde ALLAH zikredilen evle, içinde ALLAH zikredilmeyen ev, ölü ile diri gibidir.”
İSLAM KÜLTÜRÜ :SORARAK ÖĞRENİYORUM “İSİMLİ KİTABIMIZDAN ALINTI
SERAP UYSAL

İBADETLERİMİZİ SADECE KANDİLLERE HAPSETMEYELİM …

ibadetlerimizi bir tek güne hapsetmeyelim ….
günde beş vakit namaz farz bize…
ramazanda oruç farz bize .
nisap miktarı mala sahip isek zekat farz bize .
hacca gidecek şartlara haiz isek hac farz bize .
kurban kesecek durumda isek kurban vacip bize ..
beş vakit namazı kılmadan sadece kandillerde yapılacak ibadetler bizi kurtarmaz .
ibadetlerin en güzeli az da olsa devamlı olanıdır .yani günde beş vakit namaz .
ramazanda oruç tutma ,istersen 11 ayı oruçlu geçir …
bu bir anlam ifade etmez .
çünkü Allah orucu ramazanda tut ,diyor .
nafile tutarsınız o başka .
ister kandil dediğimiz ,ama aslında olmayan günlerde tut ,istersen başka zaman .nafilede sınır yok .
ve lakin aslolan farzların idamesidir .
aslolan budur .tekrarda fayda var .180 kere bile olsa .
kuran okumak güzeldir .peygamberimiz (AS)sahabesine Kur’an okutmuş ve dinlemiş .ağlamış .neden ?
sesi güzel diye mi ..
hayır .
ağlaması manasındandır .
manadan öte canlı Kur’an’dır o hak nebi ….
kur’an yaşansın diyedir .
anlansın diyedir .
ve lakin ….
okumanınbir faydası yok deyip milleti Kur’an’dan uzaklaştıranlara gelince …
vebal altındayızdır hepimiz .tüm hocalar .
azıcık bilenler .
gidiniz ,bakınız çarşıda ,pazarda ,tarlada ,bağda ,bahçede çalışan insanları gözlemleyiniz .
onların Kur’an’ı kendi başlarına nasıl anlayabileceğine dair kendinizi ben dahil ,siğaya çekiniz .
millet bunu nasıl becerebilir ?
yazılan meal ve tefsirler avama itap ediyor mu?
sade bir dille yazılmış bir köylü veya tahsil görmemiş vatandaş nasıl okusun anlasın .
o zaman işte çata -pata okuyup ancak bu kadarını yapabiliyor ..
yaş geldi nebinin vefat tarihine bir kaç yıl kaldı …
bu kadar senedir uğraşıyoruz ,binlerce görevli var..
23 yılda Hak nebinin yaptığını yapamamış sonra da milleti suçlamışız .
biz anlatacağız .
biz öğreteceğiz .
biz yaşayacağız .
halk da bize bakacak ve görecek …
kur’an neymiş .
canlı olarak müşahede edecek .
o zaman okumamış olsa dahi öğrenecek .
yoksa şimdilerde olduğu gibi ,din simsarlarının yaptığı gibi ,
din tacirlerinin yaptığı gibi .
kürsüde avaz avaz va’z et .
millete cehennemi müjdele.
kendimiz cenneti garantilemiş gibi..
sonra da avam halkı suçla …
yok arkadaşım,
yok kardeşim ,
yok sayın hocam ,
yok sayın diyanet işlerim ..
sayın başkanım …
yok …
şimdi kendimizi sorgulamanın ve biz bu dini anlatırken nerde yanlış yaptık demenin vaktidir .
geçiyor bile .

SERAP UYSAL

ZARİF BİR İKAZ

Bir adam, fıkıh âlimi Ebû Hâmid-ı İsferâyini’den emanet bir kitap alır. Ebû Hâmid, onu bir gün kitabının üzerine kuru üzüm koyduğunu gördü.
Adam bir süre sonra bir kitap daha istedi.
Ebû Hâmid, istediği kitabı bir tabağın içinde adama takdim etti.
Adam:
– Bu nedir? dedi.
Ebû Hâmid:
-Bu istediğin kitap; şu ise içine yiyeceğini koyacağın tabak, dedi.
Böylece adam yaptığı yanlışı anladı

SERAP UYSAL

SUSMAYI ÖĞRETMEK

**
SOKRATES’ I HEPİNİZ BİLİRSİNİZ .

Eski Yunanda ünlü bu filozof konuşmalarıyla ünlüdür..

Bir okul açar .Amaç konuşma sanatını öğretmektir..

Gevezenin birisi bu okula başvurur..

Sokrates genci tanıyor ,biliyor ne kadar geveze olduğunu..

Diyor ki:

-Sen, herkesin verdiği paranın iki katını vereceksin .

-Neden ,diyor geveze.

-Çünkü ,sana bir şey değil ,iki şey öğreteceğim .
-Neymiş o?
Asırlar ötesinden verdiği cevapla hepimizi hem gülümsetiyor hem düşündürüyor Sokrat…

-İlkin konuşmayı,

Sonra da susmayı.
Bir güzel söz vardır der ki:
“ÇOCUKLARINIZA İLKİN SUSMAYI ÖĞRETİN ,KONUŞMAYI NASIL OLSA ÖĞRENECEKTİR!”

SERAP UYSAL

FİATLAR NEDEN YÜKSELİR?

HERKES ZİFTLENİNCE
MİRASYEDİNİN BİRİ SANDALINI TAİR ETTİRİR,ZİFTLETİR.VEKİLHARCI KENDİSİNE KENDİSİNE ÇOK YÜKSEK BİR MEBLAĞ MASRAF PUSULASI VERİR.YALI KOMŞUSU OLAN VE HESABINI KİTABINI BİLEN BİR ARKADAŞI ,BU TAMİRLERİN AYNISINI ÇOK DAH UCUZ BİR FİATA YAPTIRDIĞINI SÖYLEYİNCE MİRASYEDİ HİDDETLENİR VE DOĞRU VEKİLHARCIN’ DAN HESAP SORMAYA GİDER.
VEKİLHARÇ KENDİNİ O KADAR GÜZEL MÜDAFAA EDER Kİ:
-KOMŞUMUZ BEYEFENDİ YALNIZ SANDALINI ZİFTLETTİ.HALBUKİ BİZİM SANDALIN TAMİRİNDE BEN ZİFTLENDİM .HAMLECİ ZİFTLENDİ,UŞAK ZİFTLENDİ,AŞÇIBAŞI ZİFTLENDİ.ONDAN DOLAYISI İLE FİATI DA YÜKSELDİ.

BİR PİRİNÇ TANESİNİNNE ÖNEMİ VAR ?

ÇOK ÖNEMİ VAR :
Şu anlatılan gerçek olayı dinleyelim:

“Amerika’da master yaptığım yıllarda çalıştığım üniversitenin yemek salonu açık büfe şeklinde idi. Herkes dilediği yemekten istediği kadar alabiliyordu. Yemekhanenin kapısında ; “Take what you need.Eat what you take (yiyeceğin kadar al,aldığını da ye) yazmaktaydı.

Bir gün aynı masada yemek yediğimiz Çinli bir arkadaşı tabağında kalan son pirinç tanesini almaya çalışırken görünce dayanamadım. Denemek için dedim ki:

-“Bir pirinç tanesi için neden bu kadar uğraşıyorsun? Bırak tabakta kalsın.”

Çinli arkadaşın verdiği cevap çok düşündürücüydü:

-“Her Çinli bir pirinç tanesi israf etse,Çin nüfusu ile çarp bakalım kaç ton pirinç eder.Biz kalabalık bir ülkeyiz.,israf etme lüksümüz yoktur .”dedi.yine denemek için dedim ki:

-“Şu anda Çin’de değil Amerika ‘dasın. Tabağında bırakacağın pirinç tanesi Çin’i değil Amerika’yı zarara uğratacaktır.”

Bu sözlerim karşısında güldü ve şöyle dedi:

-“Yaşadığım ülke olan Amerika’yı bu şekilde zarara uğratmak onurlu bir davranış olmaz.”

Çinli arkadaşı bu onurlu davranışından dolayı tebrik ettim ve düşüncesini paylaştığımı söyledim. İslam dininin bu konudaki “Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez. “buyruğunu açıkladım. Çok hoşuna gitti.

Tam o sırada Ürdünlü bir Müslüman arkadaş tabağındaki yemek artıklarını çöp sepetine boşalttı. Bunu gören Çinli arkadaş Ürdünlüyü göstererek:

-“O Müslüman değil mi?”dedi.

O kadar üzüldüm ki, ne diyeceğimi bilemedim.”

Tarihin çok gerilerine giderek Sokrat’ın dediklerine kulak verelim.

“Müsrifin biri Sokrat’a gelip dert yanmış.Hiç parası kalmadığını söyleyip çare sormuş.şu cevabı almış:

“-Masraflarınızı kısın ve kendinizden borç alın!.”
SERAP UYSAL

İSRAFI NASIL ÖNLERİZ?

Hukuk Fakültesinde öğrenciyim. Alain’in Proposlarını okuyorum. Birden irkildim. Babaannemi hatırladım. Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa ihanet etmiş olur, diyordu. Ve ilave ediyordu. “Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri, göz nuru, el emeği vardır.”

Yine, 19 yıl evveldi. Stockholm’e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabah taş olmak için lavaboya gittiğimde aynanın yanında ilginç bir not gördüm. “Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın. Yanda bir kutu var. Oraya bırakın. Bir tek jiletle dahi olsa İsveç çelik sanayine yardımcı olun.”diyordu. Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denilince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde “İsveç çeliğinden yapılmıştır “diye yazardı. İşte o ülke kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlerine de rica yollu uyarıda bulunuyordu.

Bir başka ülkeden İsviçre’den örnek verelim: İsviçre’de zaman zaman, radyolar, televizyonlar bir duyuru yapıyormuş.”şu tarihte şu saatte adamlarımız gelecek, ne kadar kullanmadığınız kitap, dergi, gazete, kâğıt ,kutu, bir ilaç prospektüsü bile olsa kapınızın önüne koyun. İsviçre’nin kalkınmasına katkıda bulunun. Fazla ağaç ziyanına engel olun.

Kendi ülkemize dönelim,bakalım bir..boşa giden kağıtlar ,devlet veya özel kurumlardaki lüzumsuz yazışmalar,evlere gelen saçma sapan bildiriler ,reklamlar,banka ıvır zıvırları.Ve dahi okullarda veya evlerde gözümüzün nuru çocuklarımızın yırtıp yırtıp attığı defter yaprakları..Kendi çocukluğumdan beri bu sayfayı yırtıverme çok dikkatimi çekmiş ,hep içim sızlamıştır.Çalıştığım yıllarda öğrencilerimde bu hareketi hep engellemeye çalıştım .Aman ne olacak bir sayfadan zihniyeti o kadar yerleşmiş ki toplum bilinçlenmeyince fazla bir yere varamıyorsunuz ama gene de hepimiz kişisel gayretlerimizi harekete geçirmek durumundayız.
SERAPUYSAL