Anne istemiyordum ne tacı ,ne sarayı! Anne karnında ,fazla yaramazlık mı ettim?CAHİT SITKI TARANCI’DAN BİR ŞİİR

ANNE NE YAPTIN?
Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?
Senden istemiyordum ne tacı ,ne sarayı;
Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim.
Bir kere doğurdunsa ,sonra niçin büyüttün?
Kundakta, beşikte de bir zahmetim mi vardı?
Koynundan niçin attın ,yavrunu bütün bütün?
Bilmiyor muydun ki o ,yalnızlıktan korkardı.
Sütünden tatlı mıdır ,anne sanki bu hayat?
Bana sorsana anne ,yaşamak bir hüner mi?
El aç ,yalvar gündüze,geceye boyun uzat
Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi?
Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim!
Anne istemiyordum ne tacı ,ne sarayı!
Anne karnında ,fazla yaramazlık mı ettim?
Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
                                                            Cahit Sıtkı Tarancı
 Bir insan niçin böyle düşünür ?
yaşamak niye zül gelir,ağır gelir?
hayatın tüm yükü niye omuzlarına binmiş gibi hisseder?
niye annesine kızar onu dünyaya getirdiği için .?
tüm bu duygular inancını kaybetmiş bir insanın portresi …
hiç bir şeyden zevk almayan adeta ölümü dileyen insan ..
inancını kaybetmeseydi böyle mi olurdu?
edebiyatımıza en güzel eserleri sunan bu şairimizin unutulmayacak o kadar şiiri var ki …
zevkle okuruz .
ama bir hüzün sarar bizi okuduğumuzda .
35 yaş şiiri unutulmazlar arasında başı çeker .
ölüm korkusu ,yalnızlık …
o yazar ,biz okur hüzünleniriz .
hele de yaş 35 ,yolun yarısı eder deyip de genç denecek yaşta vefat ettiğini öğrenince yazık olmuş diyesiniz gelir .
edebiyatımızın en güzel eserlerini verenlerin kısacık ömürlerine ne çok eser sığdırdığını görünce ise takdir etmekten kendinizi alamazsınız .
bize bu eserleri bıraktıkları için ,gönül dünyamıza hüzün salsalar da biz onları rahmetle anıyoruz .
yazan :serap uysal

BUGÜN CUMA ..CAHİT SITKI TARANCI’DAN DUYGU YÜKLÜ BİR ŞİİR

İNANCINI KAYBETMİŞ BİR ŞAİR VE ÜZÜNTÜSÜNÜ DİLE GETİRDİĞİ ŞİİRİ .
İNSANIMIZDA BU HİSSİYAT GİDEREK ARTIYOR .İNANCI DEPREME UĞRUYOR..
EY İNSANIMIZIN İNANCIYLA OYNAYAN ONUN ZİHNİNİ ALLAK BULLAK EDENLER .ŞU ŞİİRİ OKUYUN VE BİR İNSAN İNANCINI KAYBEDİNCE NELER HİSSEDİYOR AZICIK DA OLSA GÖRÜN .
VE DÜŞÜN MİLLETİN YAKASINDAN .
İNANCIYLA OYNAMAKTAN ,İMANINA SALDIRMAKTAN !
BIRAKIN .
VAZGEÇİN .
BUGÜN  CUMA
Bugün cuma
Büyükannemi hatırlıyorum.
Dolayısıyla çocukluğumu.
Uzun olaydı o günler;
Yere düşen ekmek parçasını
Öpüp başıma götürdüğüm günler!
 
O zaman inandığım gibi ,
sahiden bir öbür dünya varsa eğer,
orada da cumaysa bugün,
başında bulutlardan beyaz örtüsü
büyük annem namaz kılmaktadır,
namahrem eli değmez seccadesinde;
Mekke-i Mükerreme’den getirilmiş.
Dilerim duasında unutmasın beni;
Günahkar olduğumu hatırlayarak.
                                 Cahit Sıtkı Tarancı
SUNAN :SERAP UYSAL

 

YAHYA KEMAL DER Kİ:Dünyada ne ikbal ,ne servet dileriz.

TERCİH
Dünyada ne ikbal ,ne servet dileriz.
Hatta ne de ukbada saadet dileriz.
Aşkın gül açan,bülbül öten vaktinde,
Yaranla tarab ,yar ile sohbet dileriz.
                                                                      Yahya  Kemal
GİDER
Gün olur peşinden sürür derbeder,
Bakarsın sessizce çekilir gider…
Gönlünün seline düştü iradem,
Başını taşlara vurur da gider.
                                                                      Yahya Kemal
 hazırlayan ve sunan :SERAP  UYSAL

SEÇTİĞİM BEYİTLER:DÜNYA İLE AHİRETİN ARASI

Deryada sonsuzluğu fikretmeye ne zahmet,
Al sana derya gibi sonsuz Karacaahmet!
Göbeğinde yalancı şehrin ,sahici belde.
Ona sor gidenlerden kalan şey neymiş elde.
NECİP FAZIL
**************************************************
 DÜNYA ve ahiret arasındaki mesafe ne kadar ?
aslında seyretmiyor muyuz biz manzarayı her an ?
ama farkında değiliz .
bakıyoruz görmüyoruz .
duyuyoruz dinlemiyoruz .
uzun söze ne hacet .
iki mısrada özetlemiş YAHYA KEMAL
**
Ahiret öyle yakın ki seyredilen manzarada.
O kadar komşu ki dünyaya duvar yok arada.
                                          Yahya Kemal
****************************************************
Şu yalan dünyanın sonu hiç imiş.
   Akşam gelip konan sabah göç imiş.
 PİR SULTAN ABDAL
**************************************************
 dünya dedikleri iki kapılı han değil mi?
birinden girilir ,birinden çıkılır.!
dünyaya misafir gibi yerleş,ev sahibi gibi olursan gitmesi zor olur demişler değil mi ?
**************************************************
 Dünyasına dünyasına ,
Aldanmayın dünyasına.
Dünya benim diyenin.
Dün gittik dün yasına.
                                     Anonim
**********************************************
 Bugün ağla çocuğum yarın ağlayamazsın.
Bugün anladığını yarın anlayamazsın.
                                           Necip Fazıl
 **************************************************
 Kul köle ol ki    ,azad olasın .
Kendini unut ki hatırlanasın.
Öl ki yaşayasın!
                                             Mevlana
**************************************************
 Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç var da kalan biz miyiz?
                                              Necip Fazıl
*************************************************
 Kelamın kadrini bilene söyle.
Şalgam pazarında cevher satılmaz .
                                                   Basri
hazırlayan ve sunan :serap uysal

MANİLERDEKİ MANALAR:MUHTEŞEM

 

hak teala intikamını ,
kul eli ile alır.
ilm-i hali bilmeyenler ,
onu kul yaptı sanır.
                                                                     ANONİM
öldürün kanım aksın,
her gelen bana baksın.
kimi der yazık oldu.
kimi der canı çıksın.
                                                                    ANONİM
**
fukara kalbina kim dokuna ,
dokuna sinesi Allah okuna.
                                                                   anonim
***
Renkleri ince ince,
Ne anlatırsın köre.
Konuşun insanlarla,
Akıllarına göre.
                                                                             Anonim
***
ne başta ne traşta,
ne kaptadır ne aşta,
çalışmayı sevenler,
bulur ekmeği taşta.
                                                                               Anonim
***
ne verirse hak verir.
Yay bulana ok verir.
Eli açık insana,
Mevlam daha çok verir.
                                                                                  Anonim
***
ayrılık büyük derttir.
Sabreden ona merttir.
Ahdini unutanlar,
İnsan değil namerttir.
                                                                               Anonim
***
ekme bitmedik yere,
gelme gitmedik yere.
Ayağım nasıl gitsin
Gözüm tutmadık yere.
                                                                              Anonim
***
şu yollar uzun yollar,
mektupla sözüm yollar
bahardan yazar mektup,
yazar da güzün yollar.
                                                                             Anonim.
***
akkoyun meler gelir.
Dağları deler gelir.
Anasız kuzuların
Başına neler gelir.

                                                                                     Anonim

 

             hazırlayan ve sunan :serap uysal                                                                 

SEÇİLMİŞ MISRALAR

At gelir ağır ağır ,
Önümde otlu çayır,
Adamın ettiği laf ,
Değirmen taşından ağır.
                                                                          Anonim
***
Doğruluk olsun işin,
 Kırılır yoksa dişin
Doğru yoldan çıkarsan ,
İşin sonunu düşün.
                                                                                  Anonim
***
Vasıl-ı Hakk olmaya eylersen heves,
Aşka ulaş ,gayrı yerden gönül kes.
***
Sabır güzel ağaçtır ,meyvesi daha güzel.
Kul sabrede sabrede olur Allah’a güzel.
                                                          Mustafa Necati Bursalı
***
Cenneti ve nimeti siz burada kazanın.
Ey insanlar ,hesabı çetin ruz-i cezanın.
                                                            Mustafa Necati Bursalı
***
Aklını başa devşir,ilk namazdan var hesap,
Yarın mizan başında ,soracaktır  Yar ,hesab!
                                                             Mustafa Necati Bursalı
***
Bir gün olur cefadan ol şuh-ı cihan geçer.
Ey dil dediklerin olur amma zaman geçer.
                                                                    Ziya Paşa
***
Bed asla necabet mi verir hiç üniforma,
Zer- düz palan ursan eşek yine eşektir.
                                                                   Ziya Paşa
***
Aklı bir misam-ı makıstır hukuku vezn için,
Vakt olur,kim hak çıkar vaktiyle batıl sandığın.
                                                                    Ziya Paşa
***
Allah’a sığın şahs-ı halimin gazabından ,
Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir.
                                                                   Ziya  Paşa
***
Seyr etti heva üzre denir taht-ı Süleyman,
Ol saltanatın şimdi yeller eser yerinde.
                                                                 Ziya  Paşa
***
Çalış dedikçe şeriat çalışmadın durdun.
Onun hesabına bir çok hurafe uydurdun .
Sonunda bir de tevekkül sokuşturup araya,
Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya.
                                                                     M.AKİF
 TEK HAKİKAT
 Tek hakikat var, evet ,bellediğim dünyadan,
 Elli,altmış sene gezdimse de şaşkın şaşkın,:
Hepimiz kendimizin ,bağrı yanık aşıkıyız;
Sade, i’lanı çekilmez bu acaib aşkın!
                                                                  MEHMET AKİF

**

                          KENDİNDE ARA
Hararet nardadır,sacda değildir.
Keramat baştadır, tacda değildir.
Her ne arar isen kendinde ara.
Kudüs’te ,mekke’de ,hacda değildir.
 
Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma.
Gerçek erenlerin sözünden çıkma.
Eğer insan isen ölmezsin korkma.
Aşığı kurt yemez uçta değildir.
                                                                  Hacı Bektaşi  Veli
HAZIRLAYAN VE SUNAN :SERAP UYSAL

BİZ AVRUPA BİRLİĞİNE NE ZAMAN GİRECEĞİZ?

Yıl 2050. AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer:
-Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB’ye alacak mıyız?
AB Başkanı:
-Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, Tüm Türkiye İngilizce konuşacak, Türkçe’yi yasaklıyorum
-Efendim onu 5 sene önce yaptılar. Hatırlamıyor musunuz?
-O zaman söyle, kokoreç yasaklansın.
-Aman efendim, onu yemeyi 2005’te bıraktılar.
-Ya ne bileyim? Kınayı yasaklayın.
-Ooooo. Beyefendi.Onu çoktan bıraktılar.
AB Başkanı düşünüp taşınmış ve;
-DAĞITIN LAN AVRUPA BİRLİĞİ’Nİ…
SERAP UYSAL

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER !

İSTANBUL ,güzel şehir ,büyük şehir .

Her şeyin merkezi olduğu gibi ticaretin de merkezidir ta eski devirlerden beri .

Meşhur KAPALI ÇARŞI ki ,kervanların gelip gittiği tüccarların devam ettiği alışverişin merkezidir .

Tüccarın birisi  burada adet olduğu üzre alışverişini yapar ve kendine mal getiren kervancıyı hile yaparak dolandırır.

Öyle ki adam yüzlerce altın zarar eder .

Ama kervancı tüccarın yaptığı hileyi anlamaz o anda ve yola çıkar .

Yol uzaktır tabii ki… Bağdat ,Hicaz ,Mısır güzergahından gidecek olan kervan yoldadır .

Tüccar aldattığından memnun,güya kazançlı ,kervancı yolda bu hesapta bir yanlışlık var düşüncesinde .

Kervancı bu yanlışlığı anlasa bile, bir dahaki sefere gelene kadar bu parayı çalıştırır yine de kazançlı ben olurum diyen tüccarın aklına hiç gelmez tabii ,gelecek günlerde olacaklar .

Ve tekrar tekrar hesapları gözden geçiren kervancı tongaya düşürüldüğünü adamakıllı zarara uğratıldığını farkeder ama işini şansa bırakmayacak kadar da işine sağlam bir adamdır .

Kervan yola çıktığından günler geçmiş ve Bağdat’a girmek üzeredir .

Kervanı oğluna ve güvendiği bir adamına emanet eder .

-Siz beni burda Bağdat’ta bekleyin diyen kervancı atlar bir Arap atına ve dörtnala İstanbul’a geri döner .

Döner ama aklında hilekar tüccarın parasını vermeyeceği düşüncesi hakimdir .

Ne yapsın ?

Düşünür ve bulur bir çare .

İstanbul’daki dostlarına durumu anlatır ve yardım ister .güzel de bir plan yapar .

Ertesi gün :

Tüccarın dükkanına iki kadın gelir .

Tüccara derler ki :

-Biz hacca gideceğiz .elimizde emanet etmemiz gereken bir  malımız var . Ve ellerindeki iki çantadaki altın ve mücevheratı gösterirler.

-Sizin bu civardaki en güvenilir tüccar olduğunuzu öğrendik .Biz gelene kadar bunları muhafaza edin .

Eğer olur da gelemezsek size helal olsun .

O zaman bize bir dua eder ,bir hayır yaparsınız .

Tüccar ağzı kulaklarında kadınlara ne ikram edeceğini şaşar .

Tam böyle kadınlara iltifat ederken kervancı içeri girince :

-Yav hoşgeldin .Bizim hesapta bir yanlışlık olmuş .Paralarını sakladım .bizimkilere de tembihledim .Eğer ölürsem kervancının parasını mutlaka verin dedim .”diye konuşmaya başlar .

Kervancı daha ağzını bile açıp bir şey söylememiştir .

-Ben kul hakkı yemem kardeşim ,diye devam eden tüccar ,kervancının parasını son kuruşuna kadar verir hemen .

Kadınlar da olanları izliyor tabii ki .

Kervancı parasını alıp da iş bitince kadınlar :

-Biz bu sene gitmekten vazgeçtik ,kısmetse seneye gideriz diyerek çantaları ellerinde dükkandan son hızla çıkarlar .

Kervancı da çıkar dışarı yola düşmek üzere .

Ama tüccar ,kervancının ardından koşup :

-Hani sen Mısır’a gidecektin! diye bağırır.

Eh oyuna getirdiğin kervancı ,hileni anladı ,sen de onun oyununa geldin a tüccar efendi !

Atına atlar kervancı ve seslenir tüccara :

-Yanlış hesap ,adamı Bağdat’tan döndürür ,der .

Sahi o kadınlar kimdi ?

Ne dersiniz ?

KAYNAK:TDK:ATASÖZÜ VE DEYİMLER SÖZLÜĞÜ

HAZIRLAYAN VE SUNAN :SERAP UYSAL

 

YUNUS’CA MISRALARDAN HAYATA DAİR MESAJLAR

YUNUS EMRE’M DER Kİ:
Kemdürür yoksulluktan ,nicelerin varlığı,
Bunca varlık var iken ,gitmez gönül darlığı.
                                                                         YUNUS EMRE
***
Elif okuduk ötürü
Pazar eyledik götürü,
Yaradılmışı severiz ,
Yaradandan ötürü
                                                                 ***
                                                                        
Bu dünyaya gelen kişi
Ahir yine gitse gerek .
Misafirdir ,vatanına 
Bir gün sefer etse gerek.
                                         ***
Muhabbetten Muhammed oldu hasıl
Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl.

***

Bad-ı saba selam söyle o yare
Pek göresim geldi illerimizi
Gönül arzu çeker amma ne çare
Nideyim tutan var yollarımızı
 
***
ivme ey dil ,sabır kılivmek meladet gösterir..
görelim ayine-i devran ne suret gösterir.
                                                                    Aşki
Anlamı:
acele etme ey gönül,sabırlı ol;acele etmenin sonu üzüntüdür.
Hele görelim devran aynası nasıl bir suret gösterecek.
 
***
kimsesiz bir kimse yok her kimsenin var kimsesi.
Kimsesiz kaldım meded ,ey kimsesizler kimsesi.
 
***
ilahi !İcabet sana yaraşır.
Nitekim dualar bana yaraşır.
 
***
hatai hal çağında,
hak gönül alçağında
kabe yapmaktan yeğdir.
bir gönül,alçağında.
 
***
bir ayinedir alem ,her şey hak ile kaim
mirat-ı Muhammed’den Allah görünür daim.
 
                                                                 Yunus
***
Arif isen bir gül yeter kokmaya,
Nadan isen ,gir bahçeye yıkmaya.
                                                                  Anonim
İtimadı lutüf sanıp ,borca sarılma.
Bir gün gelip istenecektir ,sonra darılma.
                                                               Anonim
***
geçme namerd köprüsünden ko aparsın su seni,
yatma tilki daldasında ko yesin aslan seni.
                                                                Anonim
***
kadir mevlam senden bir dileğim var ,
beni muhannete muhtaç eyleme.
                                                                 Anonim
***
ok gibi doğru olursam ,yabana atarlar beni.
Yay gibi eğri olursam elde tutarlar  beni.
doğruda aç görmedim,eğride tok;
doğru ok menzil alır ,elde kalır eğri ok.
                                                                  Anonim
***
kimse ölmüş yok cihanda,ey gönül aç olmadan
yeğdir aç olmak kişi,namerde muhtaç olmadan.
                                                                  Anonim
***