KAYSERİ’YE DENİZ GELECEK

Mecliste Kayseri Milletvekilinin hafif yollu şekerlediği bir sırada ,Trabzon Milletvekili konuşmasını yapıyormuş.
Kayserili vekil, uyanmış ki Trabzonlu vekil kürsüden Trabzon’a bir şeylerin yapılmasını istiyormuş. Bizimki ne istediğini anlayamadığı için sıkıntıya girmiş. Trabzon’a bir şey yapılacaksa Kayseri’ye de yapılmalı diye düşünmüş. Söz alıp:
– Sayın vekilin Trabzon’a yapılacaklar hususundaki açıklamalarını takdirle karşılıyoruz, lakin bu konuda Kayseri’nin de ihmal edilmemesini istiyoruz. Mecliste bir gülüşmedir başlamış.
Vekil şaşırmış, ne oluyor gibisinden bakınırken Meclis Başkanının sesi duyulmuş:
– Sayın vekil, Kayseri’ye denizi getirdiğiniz gün söz veriyoruz, Kayseri’ye de bir liman yapılacaktır.
NOT:ŞİMDİLERDE BU HAYAL GERÇEK OLABİLİR ….
Eski valilerden  Nazmi Toker, hiddetiyle ünlü bir valiymiş. Bir gün Erkilet’e gitmiş, kendisine kahve ikram etmişler, kahveden sinek çıkmış… Vali, kahveciyi çağırtmış: “Pis herif, kahveden sinek çıktı!”
Kahveci Hasan, özür dileyeceğine diklenmiş: “Yüz paralık kahveden deve çıkacak değil ya!..”
***

Osmanlı döneminde Kapitülasyonlar nedeniyle valiliğin her işine karışan konsolosları şikayet için devrin valisi, saraya bir mektup göndermiş. Birkaç gün sonra yanıt gelmiş saraydan. Bu yanıtta “idare-i maslahat edilmesi” öğüdü veriliyormuş. Vali çok kızmış; hemen saraya şifreli bir mektup göndermiş;

“İdareyi konsoloslar aldı, bize sadece maslahat kaldı!..”
***
Sadrazam kayıkla gezmeyi severmiş.
O kürek çekerken, dalkavukları da arkadaki sandaldan onu izlerlermiş.
Bir gün sadrazam kürek çekerken kayık karaya oturmuş.
Yağdanlıklar telaş içinde :
-“N’oldu efendim?” diye sorunca sadrazam gülmüş :
-“N’olacak… Oturduk.”
Yağdanlıklar hep bir ağızdan bağrışmışlar “Güle güle oturun efendim, güle güle oturun!..”

a

Hazırlayıp sunan :Serap Uysal

 

HİCİV ŞAİRİMİZ: ŞAİR EŞREF’TEN HATIRALAR

DİLENCİ HÜKÜMET
Memurların maaşının çıkmadığı zamanlarda sesini yükselten ve insanlardan rastgele vergi alınmasından dolayı hükümete çatan ŞAİR Eşref  şöyle seslenir:
“Ahali köprüden on para vermezse geçirmezler.
Ne feyz ummaktayız böyle dilenci bir hükümetten.”
**
Kendisini zaman zaman hicvetmesine rağmen Kamil Paşa ,Eşref’i himaye eder.Kamil Paşa’nın İzmir’e vali olması Eşref’e derin bir nefes aldırır.
Sultan Abdülhamit’i ve sarayı da sık sık eleştirdiğinden hakkında saraya çok şikayet gider.
Verilen jurnaller yırtılıp atılır.
Fakat öyle bir zaman gelir ki ,İzmir’i teftişe gelen Şakir Paşa da ,Eşref’ten şikayetçi olur.
Bu durum karşısında Kamil Paşa, Eşref’i çağırır ve ona dilini tutmasını tembihler. O sırada Paşa’nın makamında Müftü Hüsamettin Efendi ve Mirliva Nedim Paşa da bulunmaktadır. İkisi de münevver ve ilim sever insanlardır. Çıkmak üzere iken yeni gelen Nedim Paşa, Eşref’e:
-Eşref Bey, bu sene kasabanın bozuk yerlerine taş döşendi mi? diye sorar.
Kamil Paşa, Eşref’in cevap vermesini beklemeden şöyle der:
-Efendim, Eşref Bey sokaklara değil elalemin başına taş döşüyor.
**
Verdiği sözden nasıl döneceğini, hicivsiz yaşayamayacağını iyi bilen Eşref, hiç düşünmeden şu cevabı veriverir:
-“Söz demem bir kimse hakkında tahkik etmeden.
Eski bir darb-ı meseldir, gerçi orman taşlamak.
Hicvedersem haini, zahid günah ettin deme.
Din-i İslam’da sevaptır şeytan taşlamak.”
Bu sözlere gülmemek mümkün müdür şimdi. Tabii ki hepsi beraber kahkahayı patlatırlar.
HAZIRLAYAN VE SUNAN:SERAP UYSAL

MİLLET EŞEKTİR ANLAMAZ (MI)

ALLAH İRADESİNİ HAKİM KILMAK İÇİN YERYÜZÜNDEKİ İYİ İNSANLARI KULLANIR.KÖTÜ İNSANLAR İSE İRADELERİNİ HAKİM KILMAK İÇİN ALLAH’I KULLANIRLAR.”

**
Tarihimizin meşhur hiciv şairlerinden şair Eşref,kaymakamlık da dahil bulunduğu görevler esnasında gördüğü aksaklıkları hicvetmeden durmamış ömrü hicivle geçmiştir.Gülümsemeye ve düşünmeye ihtiyacımız olduğu şu günlerde onu anmak herhalde insanları hem gülümsetecek hem düşündürecektir
**
Kamil Paşa, yapılan bir şikâyet üzerine, Şair Eşref’i vilayet makamına davet eder. Davete icabet eden Eşref, vilayete geldiği zaman, kendisine valinin encümende olduğunu ve biraz beklemesi icap ettiğini söylerler. Valiyi bekleyen şair, bir ara konuşulanları dinlemeye çalışır.
O esnada; valinin, münakaşa edilen bir mesele hakkında “O kadar incelemeyin, millet eşektir, anlamaz” dediğini duyar.
Bu sözlerden fena halde üzülen şair, cebinden çıkardığı bir kağıda şu kıtayı yazar ve oradaki odacıya valiye verilmek üzere bırakır, sonra da çıkıp gider.
” Erbab-ı devletten biri millete eşek dese
Reddolunmaz sözü, ama eşşoğlu can sıkar.
Millete eşek diyen eşek herif, bilmez mi ki
Sadrazamlar da, valiler de milletten çıkar.”
Açıklaması: makam sahibi bir kişi, millete eşek demiş, bu söz reddedilmez ama, can sıkar… Millet eşek olsa dahi, eşek diyen kişi bilmez mi ki; sadrazamlarla valiler de milletin içinden çıkar…)

TÜRKLER KAHRAMAN MI OLSUN ,ADİL Mİ?

                                 

“ADALETİN OLDUĞU YERDE SİLAHIN YERİ YOKTUR.”
J.AMYOT

ADALET Mİ YOKSA KAHRAMANLIK MI ÜSTÜN

Büyük İskender, Hindistan seferinde, oradaki kanunların azlığı karşısında şaşırır ve oradaki hâkimlere sorar:
-Ülkenizin kanunları niçin böyle azdır?
Şu cevabı verirler:
-Biz her hak sahibinin hakkını kendiliğimizden veririz. Başımızdaki hükümdarlarımız da adildir.
Büyük İskender yine sorar:
-Sizce adalet mi yoksa kahramanlık mı daha üstündür?
-Adalet yerine getirilirse kahramanlığa gerek kalmaz, derler.

“İNSANLARIN REFAH VE HUZURUNUN TEMELİ HUKUKTUR.”
ÇİÇERO

Kanunlar ,yönetmelikler,kanun hükmünde kararnameler ve bir sürü şeyler …
Niçin var bunlar …
Güzel ülkemin kahraman insanları var …
Kanlarını son damlasına kadar esirgemeyen ,evlatlarını vatan için seve seve feda eden çilekeş ana -babalar var …
ama bizde eksik kalan bir nokta var ..
biz toplum olarak konulan kuralları delmekte pek bir mahiriz …
trafik kurallarından tutun da herhangi bir kurumda sıra beklerken dahi kuralları ihlal etmeye pek bi meraklıyız .
bizde kurallar ,kanunlar yönetmelikler uymak için değil delmek için vardır .
ve bizde kanunlar ,kurallar kişiye göre değişir .
aslında böyle mi olmalıdır .
kişiye göre mi değişmelidir ,yoksa herkesi mi kapsamalıdır .
bunun bir tek cevabı var :
o da peygamberimizin buyurduğu gibidir:
“Kızım Fatıma dahi olsa …..”
“Kızım Fatıma!Babanın peygamber oluşuna güvenme !”
Bu cümlelerde gizli düstur …
İşte ey kahraman türk evladı,
Ey kahraman ve necip Türk Milleti !
gerçekten kahraman isen kurallara ,kanunlara uy …
işte o zaman gerçek ten bu payeyi hakedersin :”kahramanlık payesini !”

SERAP UYSAL

KADIN:ADI KADIN BU ÖYKÜNÜN !

Bir varmış bir yokmuş.
Evvel zaman içinde ,zaman zaman içinde ,ben diyeyim milyon yıl ,siz diyesiniz kırk milyon yıl….
gerçeğini Allah bilir …
..
Melekler cennette Hakk’a kullukla meşgul iken,şeytan dahi cennette Rabbine meftun ,ona kullukta kusur etmez iken …
Devirlerden bir devir gelmiş …
HAKK(CC) ,insanı yaratmayı dilemiş …
Dilemesiyle şeytan itiraz edesi olmuş…
Hele secde emri verilende itirazı yükselmiş ,yükselmiş ve akibeti cennetten kovulmak olmuş …
Siz bunu masal sanmadınız değil mi ?
Bu hayatın taa kendisidir .
***
Devam edelim .
Evet bu anlatılan ve anlatılacak olan masal değil…
HAK TEALA Adem’i yaratmış,secde emri vermiş ..bundan hikmet, ona verdiği değermiş .
**
Yalnızlıktan sıkılmış ADEM .
RAHMAN ve dahi RAHİM olan mevlam ona yoldaş olsun diye ,insanoğlunun nesli devam etsin diye HAVVA’yı yaratmış ..
Başlarından çok maceralar geçmiş …yasak meyveyi şeytanın kandırmasıyla ısırdığı gibi Adem’e de yemesi için zorladığında akibet cennetten çıkarılmak olmuş .
Zaten apaçık bir düşmanları varmış ..cennette misss gibi otururken o düşmanın hilesine kanmışlar, onun hilesiyle nara yanmışlar .
Cennetten çıkarılmak olmuş cezaları ..
Bir de buna ayrılık eklenmiş ..ne kadar sürdüğünü bilemediğimiz bir yaman ayrılık acısı ve günahın pişmanlığı yakmış kavurmuş sinelerini ve öylesine tövbe etmişler ki RAHMAN olan Rabbimiz affetmiş onları ..
Buluşturmuş yeniden …
O günden sonra hayatın anası …omuzunda çok yükler taşımış .
Aradan yıllar, yüzyıllar geçmiş …kadın ,ana,eş ,evlat .kız kardeş ,gelin ,kaynana olarak tarih sahnesinde her role girmiş .
ALLAH ,aslında ona o kadar değer vermiş ,misyon yüklemiş ki ..
O olmasa ,insanlık sadece ADEM ile devam etmezmiş .
Adem olmasa da öyle …
Hak öyle dilemiş ve yaratmış .
Ona öyle güzel payeler vermiş ki ..
Adından belli değil mi zaten :ANA …ANA …
***
Ayağının altından geçiyormuş cennet yolu ..
ALLAH’ın yarattığı her şeyde ilkin o varmış:
ANA :anayurt,anavatan ,ana gaye ,anayasa…..herşey onun adıyla anılmış…
Sırtında çok yükler olan kadın zayıfmış ancak ana olunca gücü,kuvveti dayanıklılığı öylesine artmış ki …tahminlerin ötesinde …
***
Bu yükleri sırtlanan kadının aslında mükafatı da çok büyükmüş .boşa çekmemiş bunca yükü ..Allah’ın ona verdiği paye ,hakları aslında çok çok genişmiş …
Ne var ki zamanla hem kendisi ve hemcinsleri hem karşı cins,onulması zor hatalar yapmışlar .
Allah’ın verdiği haklar zamanla elinden alınmış,yok sayılmış,diri diri toprağa gömüldüğü olmuş.
Kendisi de çok yanlış yapmış .hilkatinin gerektirdiği gibİ davranamamış her dem .
Çok kötülük çıkmış başının altından .
Adına en güzel şiirler yazılmış iken ana olarak ,eş ve sevgili olarak ….”billurlar kırılmasın “hitabına nail olmuş ,sen billur gibisin .Kırılmamalısın!”seni incitmemeliler ,kırmamalılar ,hoş ve nazik davranmalılar”diyen bir elçinin ümmeti iken …ne yazık ki değerini bilememiş …
Yeri gelmiş insan kılığına girmiş şeytana benzemiş ,yeri gelmiş destanlar yazmış ..
Adına nice cinayetler işlenmiş .
İlk cinayet de kadın yüzünden değil miymiş zaten .
***
İşte onu öyküsü böyle..
Ama insanlık bu hikayenin sonunun değişmesine muhtaç …

“Beşiği sallayan mübarek eller iken bu hallere mi düşmeliydin sen ey kadın !”diyormuş herkes .
Hilkatinin gerektirdiği gibi davransan ve iyiye güzele yönlendirdiğin evlatların ile ilk öğretmen olsa idin sen ey kadın diyormuş herkes.
Kızlı erkekli yetiştireceğiniz evlatların dünyayı da iyiye ve güzele götürdüğünü bir hayal etseydin sen ey kadın diye düşlüyormuş tüm dünya …
Ve verilen payeyi hiç yitirmeseydin ,
Yitirmeseydik diyormuş herkes .
**
Sahi geri almak mümkün müdür sizce ?
Cennet yolu tekrardan o ayakların altından geçer mi ki ?
Geçer mi?

serap uysal

YOLGÖSTEREN GÜZEL SÖZLER:26.PARÇA

ZAMANA DAİR
**
EY NEFSİM!
SONRA TEVBE EDERİM VE İYİ ŞEYLER YAPARIM DİYORSAN ;
ÖLÜM DAHA ÖNCE GELEBİLİR!!!
PİŞMAN OLUP KALIRSIN.
YARIN TEVBE ETMEYİ,
BUGÜN TEVBE ETMEKTEN KOLAY SANIYORSAN,
ALDANIYORSUN!
İMAM GAZALİ

***

İKİ NİMET VARDIR Kİ, MÜSLÜMANLARIN ÇOĞU ONLARDA ALDANIR:
BOŞ VAKİT
VE
SIHHAT
HZ.MUHAMMED(SAV)
***

DÜŞÜNMEDEN ÖĞRENMEK ZAMAN KAYBETMEKTİR.
KONFİÇYÜS
***
BAŞARILI OLMANIN ŞARTI;
HAYATI DOLU DOLU YAŞAMAK,
ÖMRÜNDE DEĞERLENDİRİLMEMİŞ ZAMAN PARÇASINA MÜMKÜN MERTEBE YER VERMEMEKTİR.

***

GENÇLİK İLKBAHAR GİBİDİR.
YAŞLILIK İSE KIŞA BENZER.
ÖYLE BİR KIŞ Kİ,
ARKASINDAN BİR DAHA BAHAR GELMEZ.

***

ZAMANA KUSUR BULURUZ.
OYSA ZAMAN KONUŞACAK OLSA
UTANIRIZ!

İMAM ŞAFİİ

***

BOŞ ZAMAN YOKTUR.
BOŞA GEÇEN ZAMAN VARDIR!
(VE BİZ BUNDAN SORUMLUYUZ)

***

HAYAT BİR OYUNA BENZER.UZUNLUĞU DEĞİL ,İYİ OYNANIP OYNANMADIĞI ÖNEMLİDİR.
SENECA

HAZIRLAYAN VE SUNAN:SERAP UYSAL

YOL GÖSTEREN GÜZEL SÖZLER:22.PARÇA

GEÇMİŞİ DEĞİŞTİREMEZSİN AMA GELECEK HALA AVUÇLARININ İÇİNDEDİR.
HUGH WHİTE

***

YALDIZLI SÖZLERLE ERDEM BAĞDAŞMAZ.
KONFİÇYÜS

***

GÜZEL BİR İŞ YAPSAN ,HEMEN ONU ÇİRKİN BULAN BİRİ ÇIKAR.
AUGUST STRİNDBERG

***

MUTLULUK DIŞA DEĞİL İÇE DÖNÜKTÜR.VE BU NEDENLE NEYE SAHİP OLDUĞUMUZA EĞİL ,NE OLDUĞUMUZA BAĞLIDIR.
HENRY VAN DYKE

***

KENDİNİZDEN EN İYİYİ VERİRSENİZ ,DİĞER İNSANLARDAN DA EN İYİYİ ALIRSINIZ.
HARVEY FİRESTONE

***

BUGÜNDEN DAHA DEĞERLİ HİÇBİR ŞEY YOKTUR.
GOETHE

***

AŞK KÖPRÜ KURMAKTIR.İNSANLAR KÖPRÜ KURACAKLARINA ,DUVAR ÖRDÜKLERİ İÇİN YALNIZ KALIRLAR.
NEWTON

***

İNSANLARIN ÖLMESİYLE YAŞAMIN GÜLÜNÇLÜĞÜ NASIL DEĞİŞMEZSE ,İNSANLARIN GÜLMESİYLE DE YAŞAMIN CİDDİLİĞİ DEĞİŞMEZ.
BERNARD SHAW

***

İNSAN MUTLULUĞUN EN BÜYÜĞÜNE ,ANCAK ÖTEKİ İNSANLARA İYİLİK YAPMAKLA KAVUŞABİLİR.
ÇİÇERO

***

DÜŞMANI OLMAYANIN ARKADAŞI DA YOKTUR.
LORD TENNYS

***

MUTLULUK ELİN YETİŞEBİLECEĞİ ÇİÇEKLERDEN BİR DEMET YAPMAK SANATIDIR.
BOB GODDEARD

***

HAYAT BİR YAP BOZ BULMACASI GİBİ ,DOĞDUĞUMUZDA ÖNÜMÜZDE BULMACANIN DAĞINIK PARÇALARI VARDIR. BİZE DÜŞEN BUNLARDAN İYİ YA DA KÖTÜ BİR RESİM YAPMAKTIR.
SUSAN TAMARO

***

MUTLU OLMANIN İKİ YOLU VARDIR:YA İSTEKLERİMİZİ AZALTMAK YA DA İMKANLARIMIZI ÇOĞALTMAK .
BENJAMİN FRANKLİN

***

İNANCINIZ KADAR GENÇ ,ŞÜPHELERİNİZ KADAR İHTİYARSINIZ.
GN.MC ARTHUR

***

BAŞKALARINI İNANDIRMANIN EN İYİ YOLU, ONLARI DİNLEMEKTİR.
DEAN RUSK

***

SEVGİ RUHUN GÜZELLİĞİDİR.
AUGİSTİNOS

***

ÖYLE HOROZLAR VARDIR Kİ ÖTTÜKLERİ İÇİN SABAHIN OLDUĞUNU SANIRLAR.
H. DUNANT

***

FELAKATLERİN BAŞLICA KAYNAĞI ÖLÇÜSÜZ ARZULARIMIZDIR.
DİYOJEN

***

YAŞLANDIĞINDA ÇOÇUKLARINDAN BEKLEYECEĞİN ŞEY SENİN BABANA YAPTIĞINDIR.
PİTTACUS

***

İNSAN ALLAH’A HAVA VE SU KADAR MUHTAÇTIR.
ALEXİS CARREL

***
UMUT EDİLEN ELE GEÇİRİLEMEZ.
HERAKL

***

HAZIRLAYAN VE SUNAN :SERAP UYSAL

YOL GÖSTEREN ÖZLÜ SÖZLER:16 .PARÇA

SUSMAK DAYANILMASI ÇOK GÜÇ BİR YANITTIR.
CHESTERTON

***

YAŞAMI SEVİYOR MUSUN ?O HALDE ZAMANI İSRAF ETME,ÇÜNKÜ YAŞAMI OLUŞTURAN ŞEY ODUR.
BENJAMİN FRANKLİN

***

İNSAN BİR ŞEYİ ÇOK CİDDİ OLARAK ARZU ETMEYE GÖRSÜN ,HİÇBİR ŞEY ERİŞİLEMEYECEK KADAR YÜKSEKLERDE DEĞİLİDİR.
HANS C. ANDERSON

***
NEFES ALDIĞIN GİBİ SIK SIK ALLAH’I DÜŞÜN.
EPİKTETOS

***
EN YÜKSEĞE ÇIKMAK İSTERSENİZ ,EN ALÇAKTAN BAŞLAYINIZ.
SYRUS

***
DÜN TECRÜBEDİR ,ÖĞREN.YARIN ,TAHMİNDİR PLANLA.BU GÜN FIRSATTIR KULLAN.
AMERİKAN ATASÖZÜ

***
DERTLERİNİ DÖKECEK DOSTLARI OLMAYANLAR,KENDİ YÜREKLERİNİ KEMİRİRLER.
BACON

***

BİLİRKEN SUSMAK ,BİLMEZKEN SÖYLEMEK KADAR ÇİRKİNDİR.
EFLATUN

***

HÜRRİYET VERİLMEZ ALINIR.
ROBESPİERRE

***

BANA HÜRRİYETLERİN EN BÜYÜKLERİ OLAN ; DÜŞÜNCE ,İNANÇ VE VİCDAN HÜRRİYETLERİNİ VERİN.
MİLTON

***

İNSAN DİLİYLE DEĞİL YAPTIĞI İŞLERLE KONUŞMALI.
STEHR

***
SIK SIK GÜLEN İNSANLAR ,ÇOK KEDERLİ OLUP,KEDERLERİNİ YAPMACIK BİR NEŞE İLE ÖRTMEK İSTEYENLERDİR.
MAKSİM GORKİ

***

SEVGİ HER ZAMAN KARŞILIK GÖRÜR,KİN DE…
DOSTOYEVSKİ

***
İNSAN ,İNSANIN EFENDİSİ OLAMAZ.
EPİKTETOS

***
HİÇ KLİMSE ,HİÇBİR ŞEY SÖYLEMEYEN KARINCADAN İYİ ÖĞÜT VEREMEZ.
BENJAMİN FRANKLİN

***
TABİATTA ,CAN SIKINTISI DİYE BİR ŞEY YOKTUR.CAN SIKINTISI KENTLİ İNSANIN BİR MARİFETİDİR.
İNSAN SEVİNCİNİ BÜYÜTEREK ANLATMALI ,ÜZÜNTÜSÜNÜ KISALTARAK.
MONTAİGNE

***
İYİ DÜŞÜNCE YETMEZ. HÜNER,İYİ DÜŞÜNCETİ DE İYİ KULLANMAKTADIR.
DECARTES

***

HAZIRLAYAN VE SUNAN :SERAP UYSAL

ZİKİR YAPARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ ?

344) Zikrederken abdestli olmak şart mıdır?
Zikrederken abdestli olmak şart değildir ama zikrin adabı bakımından ve daha da makbul olması için ab-destli bulunmak iyidir. Zaten daima abdestli olmak da bir nevi zikirdir. Çünkü abdest de Allah’ın emirlerin-den biridir. Ancak zaruri bir halde abdestsiz de zikir yapılabilir. Hz. Aişe annemiz Peygamberimizin abdestli ve abdestsiz her halinde zikrettiğini haber vermiştir.
345) Zikir sadece elde tesbihle mi ya-pılır?
Zikir sadece elde tesbih ile yapılmaz. Zikri saymak şart değildir. İnsan her halükarda elinde tesbih bulun-duramaz. Halkımız böyle sandığı içindir ki yapabileceği durumlarda bile elinde tesbih olmadığı için zikir yapmıyor.
346) Namaz da zikirdir diyebilir miyiz?
ZİKRİN EN EFDALİ NAMAZDIR. Çünkü namaz-da zikrin her çeşidi yapılmaktadır.
347) Kur’an okumak zikir midir?
Kur’an-ı Kerim’in bir ismi de “Ez-Zikr” dir. Kur’an-ı Kerim Allah kelamı olduğundan en güzel zikirdir.
348) Hangi davranışlar zikir kategori-sinde değerlendirilebilir?
Ayet ve hadislerde belirtilen söz ve duaların hari-cinde insan her davranışını zikre dolayısıyla ibadete çevirebilir.
Allah’ın emir ve yasaklarına uymak, ilim öğrenmek ve öğretmek, cihad etmek kısaca ALLAH’ın rızasını gözeterek yaptığımız her iş bir zikre dönüşür.
349) Zikir sadece mübarek gecelerde mi yapılır?
Zikir için sadece mübarek geceleri beklememeliyiz. İstediğimiz her an ve yerde zikir yapabiliriz. (tuvalet ve banyo hariç)
350) Yatarken zikir yapılır mı?
Yatarken de zikir yapılabilir. Ancak yine yanlış bilgi neticesi insanlar gece yatakta uykusu kaçtığı halde yatı-lan yerde zikir olmaz düşüncesiyle zikredeceğine hayalinde keçileri sayarak uyumaya çalışıyor. Yattığı-mız yerde ayaklarımızı toplayarak zikredebiliriz.
351) Yatarken zikir yapılabileceğine dair ayet var mıdır?
Kur’an-ı Kerim’de Al-i İmran Suresi 191. Ayet-i Kerimesinde şöyle buyrulmaktadır:
“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine ya-tarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaradılışı üze-rine düşünürler. Ve Rabbimiz, bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi cehennem azabından koru derler.”
352) Adetli kadınlar zikir yapabilir mi?
Adet ve loğusa olan hanımlar da bu durumlarda hiç zikir yapılamaz sanarak birçok günlerini boşa geçiri-yor. Hâlbuki adetliyken sadece kur’an okunmaz ve namaz kılınmaz. Bir hanım adetli günlerinde ibadet etmek isterse seccadesini serip üzerinde veya istediği şekilde zikrini yapabilir.
353) Zikirle ilgili ayetlerden örnek ve-rebilir misiniz?
Zikirle ilgili birkaç ayet meali:
“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin.” (ahzab suresi:47. ayet)
“Sabah, akşam, yalvararak ve ürpererek, sesini yükseltmeden, için için Rabbini an. Sakın gafillerden olma. Rabbinin katındakiler O’na kulluk etmekten yüksünmezler. O’nu tesbih eder, O’na secde ederler.” (Araf Suresi 205–206. ayet)
“Onlar iman eden ve kalpleri Allah’ı anmakla huzur bulan kimselerdir. Bilin ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Rad Suresi 28. ayet.)
354) Zikrin önemi ile ilgili bir hadis-i şerif örnek verir misiniz?
Bu konudaki birçok hadis-i şeriften bir örnek vere-cek olursak Allah’ın sevgili elçisi şöyle buyurur:
“İçerisinde ALLAH zikredilen evle, içinde ALLAH zikredilmeyen ev, ölü ile diri gibidir.”
İSLAM KÜLTÜRÜ :SORARAK ÖĞRENİYORUM “İSİMLİ KİTABIMIZDAN ALINTI
SERAP UYSAL

PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN ÖĞRETTİĞİ ZİKİRLERE ÖRNEKLER

KANDİLLER ,ZİKİRLER ,DUALAR

Kandiller ve üç aylar, İslam Kültüründe önemli yere sahiptir .
RAMAZAN-I ŞERİF’in geleceğini müjdeleyen bu aylardır ..özellikle şaban ayında peygamberimiz adeta Ramazana hazırlık sadedinde ibadetini ,oruç tutmayı çoğaltır.
Toplumumuzda bu mübarek günlerde ve kandillerde ibadetler artırılır .Ancak şu gerçek unutulmamalı…kandil kutlamaları peygamberimiz veya Kur’an tarafından ortaya konmuş gerçeklikler değil ,kültürümüzün sonradan bir parçası haline gelmiş ,gelenekleşmiş ,klişeleşmiş olgulardır .
Aslolan farz ibadetlerimizde devamlılıktır .
bu günlerde ve her daim yapılabilecek peygamberimizin önerdiği zikir ve ibadetler vardır .
bunlar sadece kandillerde değil her daim yapılabilir .
bunlara bakalım şimdi …

• “Besmele-i şerif “
• “Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü Ekber” (33 er defa)
• “Kelime-i tevhid” (la ilahe illallah…)(100 defa)
• “Kelime-i şehadet”
• “Estağfirullah el azim” (7O veya 100 defa)
• “Esma-i Hüsna okumak”
• “Sübhanehü ve bihamdihi, sübhanallahil azim”
• “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim”.
• “Hasbiyallahü ve ni’mel vekil.”
• “Hasbünallahi ve ni’mel vekil. Ni’mel Mevla ve ni’men nesir. Gufraneke Rabbena ve ileykel mesir”.
• “La ilahe illa ente Sübhaneke inni küntü minez-zalimin.”
• “Allahümme inneke afüvvün, kerimün, tuhibbül afve fa’fü anni”.
• “Salevat-i şerifler (allahümme salli –barik, salaten tüncina, terficiye” vb. diğer salevatlar okunabilir.)
• “Sübhanallahi velhamdülillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber. Ve la havle ve la kuvve-te illa billahil aliyyil azim.”
• “Allahü ekber Allahü ekber. La ilahe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillahil hamd.”
• “La ilahe illallahü adede kelimatih.”
• “La ilahe illallahü adede halkıh”.
• “La ilahe illallahü zinete arşih”
• “La ilahe illallahü mil’e semavatih”.
• “La ilahe illallahü misle zalike meah”.
• “Velhamdi lillahi misle zalike meah”.
• “La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şey’in kadir”.
• “La ilahe illallahül azimül–halim. Lailahe illallahü rabbül arşil azim. La ilahe illallahü rabbüssemavati ve rabbül ardi rabbül arşil ke-rim”.
• “Allahü ekber kebira. Velhamdülilahi kesira. Sübhanallahi bükraten ve esila”.
• “Allahü ekber. Elhamdülillahi hamden kesira. Tayyibe’n mübaraken fih”.
NOT: Burada bahsedilen zikirler değişik zamanlar-da sevgili Peygamberimizin yapılmasını tavsiye ettiği zikirlerdir. Bu zikirlerin sayısı için kesin bir rakam yoktur. Herkes gücü nispetinde 10, 70,100 veya daha fazla okuyabilir.
hazırlayan :Serap Uysal
(İSLAM KÜLTÜRÜ:SORARAK ÖĞRENİYORUM İSİMLİ KİTABIMIZDAN ALINMIŞTIR)