NECİPFAZIL’DAN BİR ŞİİR :”SERSERİ”

 

 

SERSERİ

 yeryüzünde yalnız benim serseri,

yeryüzünde yalnız ben derbederim

herkesin dünyada varsa bir yeri,

ben de bütün dünya benimdir derim.

 

Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,

Aradım ,bir ömür arkadaşımı,

Ölsem dikecek yok mezar taşımı.

Halime ben bile hayret ederim.

                                                                             N.Fazıl

MANA YÜKLÜ GÜZEL SÖZLER

Bir kabza-i hak olur bu tenler.

Bilmem ki neye kibreder kibredenler.                                                           Şeyhülislam Yahya

                                     

Çok okuyan çok bilir ,yarını parlak olur.  

Okuyanın yarını alnı gibi ak olur.

   Medeniyet dediğin açmaksa bedeni,

Desene hayvanlar bizden daha   medeni.                                                             Mehmet Akif

   Yiyince hiç doyar mı girdiğiniz yer?

Dünyaya uyar mı girdiğiniz yer?

Ölümden öteyi anlat bize.

Dünyaya uyar mı gördüğünüz yer.   

Etme ar oku ,öğren ehlinden.

Herşeyin ilmi güzel cehlinden.   

  İbadet için geldik, hesap için döneceğiz.

Dünyada misafiriz dirilmek için öleceğiz.                                             

  Evini temiz tut ansızın misafir gelir

HAZIRLAYAN VE SUNAN :SERAP UYSAL

Anne istemiyordum ne tacı ,ne sarayı! Anne karnında ,fazla yaramazlık mı ettim?CAHİT SITKI TARANCI’DAN BİR ŞİİR

ANNE NE YAPTIN?
Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?
Senden istemiyordum ne tacı ,ne sarayı;
Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim.
Bir kere doğurdunsa ,sonra niçin büyüttün?
Kundakta, beşikte de bir zahmetim mi vardı?
Koynundan niçin attın ,yavrunu bütün bütün?
Bilmiyor muydun ki o ,yalnızlıktan korkardı.
Sütünden tatlı mıdır ,anne sanki bu hayat?
Bana sorsana anne ,yaşamak bir hüner mi?
El aç ,yalvar gündüze,geceye boyun uzat
Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi?
Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim!
Anne istemiyordum ne tacı ,ne sarayı!
Anne karnında ,fazla yaramazlık mı ettim?
Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
                                                            Cahit Sıtkı Tarancı
 Bir insan niçin böyle düşünür ?
yaşamak niye zül gelir,ağır gelir?
hayatın tüm yükü niye omuzlarına binmiş gibi hisseder?
niye annesine kızar onu dünyaya getirdiği için .?
tüm bu duygular inancını kaybetmiş bir insanın portresi …
hiç bir şeyden zevk almayan adeta ölümü dileyen insan ..
inancını kaybetmeseydi böyle mi olurdu?
edebiyatımıza en güzel eserleri sunan bu şairimizin unutulmayacak o kadar şiiri var ki …
zevkle okuruz .
ama bir hüzün sarar bizi okuduğumuzda .
35 yaş şiiri unutulmazlar arasında başı çeker .
ölüm korkusu ,yalnızlık …
o yazar ,biz okur hüzünleniriz .
hele de yaş 35 ,yolun yarısı eder deyip de genç denecek yaşta vefat ettiğini öğrenince yazık olmuş diyesiniz gelir .
edebiyatımızın en güzel eserlerini verenlerin kısacık ömürlerine ne çok eser sığdırdığını görünce ise takdir etmekten kendinizi alamazsınız .
bize bu eserleri bıraktıkları için ,gönül dünyamıza hüzün salsalar da biz onları rahmetle anıyoruz .
yazan :serap uysal

TEVFİK FİKRET’TEN BİR ŞİİR

 
ilahi kalpler vardır ki,aşkınla münevverdir.
İlahi ruhlar vardır ki,valsınla mübeşşerdir.
Benim kalbim de Yarab,!Aşk ile ol nura mahzardır.
Benim ruhum da neyl-i  vaslına  Yarab talepgerdir.
Değildir kulluğunda başka lezzetten gönül ağah
Senin lütfundur ümidim ,senin meczubunum Allah!
                                                                               Tevfik Fikret
SUNAN :SERAP UYSAL

BUGÜN CUMA ..CAHİT SITKI TARANCI’DAN DUYGU YÜKLÜ BİR ŞİİR

İNANCINI KAYBETMİŞ BİR ŞAİR VE ÜZÜNTÜSÜNÜ DİLE GETİRDİĞİ ŞİİRİ .
İNSANIMIZDA BU HİSSİYAT GİDEREK ARTIYOR .İNANCI DEPREME UĞRUYOR..
EY İNSANIMIZIN İNANCIYLA OYNAYAN ONUN ZİHNİNİ ALLAK BULLAK EDENLER .ŞU ŞİİRİ OKUYUN VE BİR İNSAN İNANCINI KAYBEDİNCE NELER HİSSEDİYOR AZICIK DA OLSA GÖRÜN .
VE DÜŞÜN MİLLETİN YAKASINDAN .
İNANCIYLA OYNAMAKTAN ,İMANINA SALDIRMAKTAN !
BIRAKIN .
VAZGEÇİN .
BUGÜN  CUMA
Bugün cuma
Büyükannemi hatırlıyorum.
Dolayısıyla çocukluğumu.
Uzun olaydı o günler;
Yere düşen ekmek parçasını
Öpüp başıma götürdüğüm günler!
 
O zaman inandığım gibi ,
sahiden bir öbür dünya varsa eğer,
orada da cumaysa bugün,
başında bulutlardan beyaz örtüsü
büyük annem namaz kılmaktadır,
namahrem eli değmez seccadesinde;
Mekke-i Mükerreme’den getirilmiş.
Dilerim duasında unutmasın beni;
Günahkar olduğumu hatırlayarak.
                                 Cahit Sıtkı Tarancı
SUNAN :SERAP UYSAL

 

YAHYA KEMAL DER Kİ:Dünyada ne ikbal ,ne servet dileriz.

TERCİH
Dünyada ne ikbal ,ne servet dileriz.
Hatta ne de ukbada saadet dileriz.
Aşkın gül açan,bülbül öten vaktinde,
Yaranla tarab ,yar ile sohbet dileriz.
                                                                      Yahya  Kemal
GİDER
Gün olur peşinden sürür derbeder,
Bakarsın sessizce çekilir gider…
Gönlünün seline düştü iradem,
Başını taşlara vurur da gider.
                                                                      Yahya Kemal
 hazırlayan ve sunan :SERAP  UYSAL

NECİP FAZIL’DAN :ZİNDANDAN MEHMED’E MEKTUP

ZİNDANDAN MEHMED’E MEKTUP
Zindan iki hece ,Mehmet’im lafta!
baba katiliyle baban bir safta.
Bir de geri adam ,boynunda yafta..
 
Halimi düşünüp yanma Mehmed’im!
Kavuşmak mı!…belki, …Daha ölmedim!
 
Avlu…Bir uzun yol …Tuğla döşeli,
kırmızı tuğlalar altı köşeli
bu yol da tutuktur hapse düşeli..
 
git ve gel …Yüz adım…Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak!
 
Bir alem ki gökler boru içinde !
Akıl,olmazların zoru içinde.
Üst üste sorular soru içinde .
 
Düşün mü,konuş mu ,sus mu,unut mu?
Buradan insan mı çıkar tabut mu?
 
Bir idamlık Ali vardı ,asıldı.
Kaydını düştüler ,mühür basıldı.
Geçti ,gitti ,birkaç günlük fasıldı.
 
Ondan kalan boynu bükük ve sefil,
Bahçeye diktiği üç beş karanfil.
 
Müdür bey dert dinler ,bu gün “maruzat”!
Çatık kaş ..Hükümet dedikleri zat…
Beni Allah tutmuş ,kim eder azat?
 
Anlamaz ,yazısız ,pulsuz ,dilekçem..
Anlamaz!Ruhuma geçti bilekçem !
 
Saat beş dedi mi ,bir yırtıcı zil:
Sayım var ,matlada hizaya dizil!
Tek yekün içinde  yazıl ve  çizil!
 
İnsanlar zindanda birer kemiyet;
Urbalarla kemik,mintanlarla et.
 
Somurtuş ki bıçak,nara ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat…
Yalnız seccademin yününde şefkat;
 
Beni kimsecikler okşamaz madem ;
öp beni alnımdan  ,sen öp seccadem!
 
Çaycı getir,ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.
 
Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük ,duman duman erisin.
 
Peykeler, duvara mıhlı peykeler;
Duvarda, başlardan yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara baş baş gölgeler…
 
Duvar, katil duvar ,yolumu biçtin !
Kanla dolu sünger beynimi içtin!
 
Sükut…kıvrım kıvrım uzaklık uzar.
Tek dünya seçemez dünyadan nazar.
Yerinde mi acep ,ölü ve mezar.
 
Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç var da kalan biz miyiz?
 
Ses demir, su demir ve ekmek demir…
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden ,kader bu emir…
 
Garip pencerecik ,küçük ,daracık;
Dünyaya kapalı ALLAH’A açık.
 
 
Dua dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta,gök parçalanmış.
Gözyaşı tarla ,hep yoncalanmış…
 
Bir soluk ,bir tütsü, bir uçan buğu;
iplik ki incecik ,örer boşluğu.
 
Ana rahmi zahir ,şu bizim koğuş;
Karanlığında nur,yeniden doğuş…
Sesler duymaktayım ,davran ve boğuş!
 
Sen bir devsin;yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa ,dimdik doğrul ve sevin!
 
Mehmed’im sevinin başlar yüksekte!
Ölsek te sevinin eve dönsek te!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte.
 
Yarın elbet bizim ,elbet bizimdir.
Gün doğmuş ,gün batmış ebed bizimdir!
                                                                                     N.Fazıl
SUNAN :SERAP UYSAL

SEÇTİĞİM BEYİTLER:DÜNYA İLE AHİRETİN ARASI

Deryada sonsuzluğu fikretmeye ne zahmet,
Al sana derya gibi sonsuz Karacaahmet!
Göbeğinde yalancı şehrin ,sahici belde.
Ona sor gidenlerden kalan şey neymiş elde.
NECİP FAZIL
**************************************************
 DÜNYA ve ahiret arasındaki mesafe ne kadar ?
aslında seyretmiyor muyuz biz manzarayı her an ?
ama farkında değiliz .
bakıyoruz görmüyoruz .
duyuyoruz dinlemiyoruz .
uzun söze ne hacet .
iki mısrada özetlemiş YAHYA KEMAL
**
Ahiret öyle yakın ki seyredilen manzarada.
O kadar komşu ki dünyaya duvar yok arada.
                                          Yahya Kemal
****************************************************
Şu yalan dünyanın sonu hiç imiş.
   Akşam gelip konan sabah göç imiş.
 PİR SULTAN ABDAL
**************************************************
 dünya dedikleri iki kapılı han değil mi?
birinden girilir ,birinden çıkılır.!
dünyaya misafir gibi yerleş,ev sahibi gibi olursan gitmesi zor olur demişler değil mi ?
**************************************************
 Dünyasına dünyasına ,
Aldanmayın dünyasına.
Dünya benim diyenin.
Dün gittik dün yasına.
                                     Anonim
**********************************************
 Bugün ağla çocuğum yarın ağlayamazsın.
Bugün anladığını yarın anlayamazsın.
                                           Necip Fazıl
 **************************************************
 Kul köle ol ki    ,azad olasın .
Kendini unut ki hatırlanasın.
Öl ki yaşayasın!
                                             Mevlana
**************************************************
 Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç var da kalan biz miyiz?
                                              Necip Fazıl
*************************************************
 Kelamın kadrini bilene söyle.
Şalgam pazarında cevher satılmaz .
                                                   Basri
hazırlayan ve sunan :serap uysal

DİNLE,ANLA,DEĞER VER:SEVGİNİ ANLAT!

YÜREKLE YÖNETİM
Y  alnızca duy ve anla beni
Ü  zerime gelme kabul etmesen de fikrimi.
R  eddetme sahip olduğum değeri.
E  n sevgi dolu niyetlerimi unutma.
K  esin bir dille sevgini anlat bana.
                                   emily dickinson
şu bir kaç satır neler düşündürdü bana ..
Konuşulanı dinlemek yok ,
anlamaya çalışmak yok.
değer vermek yok .
fikir ayrılığı ve zıtlaşma gırla gitsin .
karşındaki iyi niyetli olsa ne yazar.
bu durumda onu sevdiğini iddia edebilir misin ?
eğer ki seviyorsan dinle.
sonra anla .
sonra değer ver .
o konuşurken gözlerini kaçırma .
dik gözlerini gözlerine anlamaya çalış .
ne diyor bu de!
fikrin ve zikrin farklı da olsa aynı masada otur ,konuş ,anlaş ,karşılıklı çayınızı yudumlayın .
iyi niyetli olun .
bundan ala sevgi mi olur  o zaman !
seni seviyorum demene gerek kalmaz .
seni seviyorum deyip lafta kalan sevgiler var ya !
işte onların hiç bir değeri yok !
ispatı burada işte .
yukardaki mısralarda .
oku ,anla ,anlat!
**
yazan :serap uysal