İSLAM TARİHİNDEN ÖRNEK BİR KARANTİNA UYGULAMASI

Mensubu olmakla şeref duyduğumuz din bize dünya ve ahiret saadetinin kapılarını ardına kadar açıyor. Her hal ü karda saadeti, mutluluğu,sağlığı  yakalamak bizlerin elinde. Ancak bunun için dinimizin verdiği formüll

eri uygulamak gerekiyor. Bakıyoruz, televizyonlarda ,sosyal medyada gazetelerde bitkisel reçeteler veriliyor. Gram gram tariflerini veriyor uzmanlar. Veya bir eşya alıyorsunuz; içinde kullanım kılavuzu.

Lafı nereye getireceğiz:Hayatımızı kullanmanın bir kılavuzu yok mu?

Krizde ve virüste hastalıkta ,sağlıkta ,yolculukta veya mukimken ,evliyken bekarken ,evlatken babayken …yani her zaman ve mekanda ,her kişiye özel kılavuz …

Ancak bizler o kılavuzu ne kadar doğru kullanıyoruz desek ..İşte burada kocaman bir soru işareti devreye giriyor.

Hayatımızı kullanma kılavuzunu devreye alacak olursak ki; biliyorsunuz bu kılavuzun adı: Kur’an ve sünnettir.

 Yaşamımızın her anında bu kılavuza göre hareket edince ferahladığınızı hissedersiniz. Şu anda da tüm dünyanın ferahlamaya ihtiyacı var ve çaresi de Kur’an’da gizli.

 Şimdi biz sadece basit bir mantık yürüterek kendimizce krize,virüslere  çare bulamaz mıyız?Herkes kendi çapında önlemini elbette alıyordur.Ama görüntüler bunun yeterli olmadığını gösteriyor..Bir iki misal verelim:

 Hz. Ömer (ra) şam’a doğru yola çıkmıştı. Serg denilen yere varınca, kendisini orduların başkumandanı Ebu Ubeyde b. Cerrah ile komuta kademesindeki arkadaşları karşıladı ve ona şam’da veba hastalığı baş gösterdiğini haber verdiler. Hz .Ömer (ra), Abdullah b. Abbas’a:

-Bana ilk Muhacirleri çağır, dedi.

Hz. Ömer (ra) onlarla oturup konuştu ve Şam’da veba salgını bulunduğunu kendilerine bildirdi. Onlar nasıl hareket edilmesi gerektiğinde ihtilaf ettiler. Bazıları:
-Sen belirli bir iş için yola çıktın, geri dönmeni uygun bulmuyoruz, dediler.

Bazıları da:
-Müslümanların kalanı ve Hz. Peygamberin ashabı senin yanındadır. Onları bu vebanın üstüne sevk etmenizi uygun görmüyoruz, orada salgın hastalık var, dediler.

Bunun üzerine Hz. Ömer (ra):

-Gidebilirsiniz, dedi. Daha sonra Abdullah b. Abbas’a (ra):

-Bana Ensar’ı çağır, dedi. Onlar da Muhacirler gibi benzer sözler söylediler. Hz. Ömer (ra):

-Siz de gidebilirsiniz, dedi. Hz. Abdullah’a (ra) tekrar:

-Bana Mekke’nin fethinden önce Medine’ye hicret etmiş olan Kureyş Muhacirlerinin yaşlılarını çağır, dedi.

Onlardan iki kişi bile ihtilaf etmedi ve hepsi:
-İnsanları geri döndürmeni ve bu hastalığın olduğu yere gitmemeyi uygun görüyoruz, dediler.

Bu defa Hz. Ömer (ra) herkese seslenerek:

-Ben sabahleyin dönüş hazırlığına başlıyorum, siz de hayvanlarınıza binmiş olun, dedi.

Ebu Ubeyde b. Cerrah (ra):

-Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun? diye sordu. Hz. Ömer (ra):

-Keşke bunu senden başkası söyleseydi ey Ebu Ubeyde! Dedi.

Zira Ömer (ra) Ebu Ubeyde’ye muhalefet etmek istemezdi.

Ve sözüne şöyle devam etti.

-Evet, Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyoruz. Ne dersin senin develerin olsa , iki tarafı olan bir vadiye inseler, bir taraf verimli ,diğer taraf çorak olsa, verimli yerde otlatsan Allah’ın kaderiyle otlatmış, çorak yerde otlatsan yine Allah’ın kaderiyle otlatmış olmaz mıydın?

Tam o esnada bir takım ihtiyaçların karşılaması  için ortalarda görünmeyen Abdurrahman b. Avf (ra) çıkageldi ve:

-Bu hususta bende bilgi var, Rasulullah (sav) Efendimizin:

-“Bir yerde veba olduğunu işittiğinizde oraya girmeyiniz. Bir yerde veba ortaya çıkar, siz de orada bulunursanız, hastalıktan kaçarak oradan dışarı çıkmayınız” buyururken işittim, dedi.

Bunun üzerine Hz. Ömer (ra) Allah’a hamd etti ve oradan ayrılıp yoluna devam etti. (Buhari, Tıb, 30; Müslim, Selam, 98)
Hz. Ömer’in (ra) bu tavrı ‘kader’ anlayışına nasıl bakmamız gerektiğine dair ipucu veriyor.

Tedbir olarak ve bütün sebeplere sarılmamız gerekir. Bütün bunlara rağmen Yüce Allah başka bir şey dileyip önümüze getirecekse buna da razı olmak gerekir.

yukardaki resimde ki ayet-i kerimede de okuduğumuz gibi “EĞER ALLAH BİZEİR ZARARAUĞRATACAK OLSA ONU ONDAN BAŞKA GİDERECEK YOKTUR .

VEEĞER SANA BİR HAYIR VERİRSE BUNUDA GERİ ALACAK YOKTUR.

ŞÜPHESİZ O HERŞEYE KADİRDİR .”

Tüm stres ve sıkıntılarımız ALLAH’IN  AYETLERİ ile aşabiliriz .ucunda ölüm bile olsa .Koronadan kurtulacağımız ve şükürle dolu olacağımız sağlıklı günlere ..

SERAP UYSAL

EMEKLİ KURAN KURSU ÖĞRETMENİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir