KAZANMA VE ÇOĞALMA HIRSINA DUR DİYEN SURE: TEKASÜR SURESİ

KAZANMA VE ÇOĞALMA HIRSINA DUR DİYEN SURE: TEKASÜR SURESİ
Bugünlerde acayip bir şekilde “TEKASÜR SURESİ”ne kafayı taktım. Niye TEKASÜR SURESİ? Senelerdir ekranlardan, gazetelerden siyasilerin, cemaatlerin, gazetelerin çekişmesi hep bir güç gösterisine dönüştüğü için, bu insanların birbirini adeta yok etmek istercesine hareket etmeleri…
Bir vatandaş olarak bu durumdan rahatsızlık duyuyorum. Türkiye’mizi bir gemi gibi farz etsek, bu geminin içinde hepimiz varız. Battığı anda kimler kurtulabilir: meçhul. Belki de hepimiz. Fakat öylesine bir güç yarışı yaşanıyor ki, her gün haberler başladığında bugün bakalım, kim kime ne demiş, kim kimi yemiş kabilinden. Ve midemize kramplar giriyor. Tabii Aynı haberi tekrar tekrar diğer kanallardan dinlemek zorunda kaldığınızda ise sinirlerin ne hale geldiğini düşünün.(malum kumanda beylerde)
Dedim ya elbirliği edilecek yerde birinin ak dediğine diğerinin kara demesi kesinlikle muhtemel bu şahıs ve gruplar akla ister istemez Tekasür Suresini getiriyor. Açıp bir daha okuyayım dedim. Değişik tefsirlerden baktım. En son DİYANET’in çıkardığı yeni sayılabilecek bir tefsir olan hepinizin bildiği “ KUR’AN YOLU, TÜRKÇE MEAL VE TEFSİRİ” çağdaş yorumuyla paylaşmaya değer göründü. Tekasür suresine ait bölümü aynen okuyucularımızla paylaşmak istedim. Okuyalım:
NÜZULÜ: Mushafta 102,iniş sırasına göre 16.sure. Kevser suresinden sonra, Maun suresinden önce Mekke’de inmiştir. Medine’de indiğine dair rivayet de vardır.
ADI: Sure adını birinci ayette geçen ve “çokluk yarışı, çoklukla övünme”anlamlarına gelen “tekasür”kelimesinden almıştır.”Elhaküm” ve “Makbure”isimleriyle de anılmaktadır.
KONUSU: Surede insanların, hayatın aldatıcı yönleriyle meşgul olmalarından, dünya malını biriktirmeye olan düşkünlüklerinden ve ahiret hallerinden söz edilmektedir.
MEALİ: RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA:
1-Çoğalma yarışına kendinizİ öylesine kaptırdınız ki;
2-Sonunda(kimin yakını daha çok diye)kabirlere bile gittiniz.
3-Hayır! Yakında bileceksiniz.
4-Hayır, hayır! Elbette yakında bileceksiniz.
5-Hayır! Keşke kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız!
6-Yemin olsun, cehennemi mutlaka göreceksiniz!
7-Sonra kuşkusuz onu gözünüzle ayan –beyan göreceksiniz.
8-nihayet o gün nimetlerden elbette sorguya çekileceksiniz.
TEFSİRİ:
1-5.ayetler: “Çoğaltma yarışı”diye çevirdiğimiz 1. ayetteki “tekasür”kelimesi, bu sure bağlamında özellikle “yüksek bir amaç gütmeden, neden, niçin demeden mal, evlat, yardımcı, hizmetçi gibi her devrin telakkisine göre çokluğuyla övünülen şeyleri, büyük bir tutkuyla durmadan çoğaltma yarışına girişmek, manevi ve ahlaki sorumluluğu düşünmeden alabildiğine kazanma hırsına kendini kaptırmak”anlamına gelmektedir. Bu tutku bireysel olabileceği gibi toplumsal da olabilir. Ayette “tekasür”kavramı cahiliye toplumunun zihniyet yapısını tanıtmakla birlikte, evrensel bir mesaj da içermekte, genel bir tespit ve dolayısıyla uyarı anlamı da taşımaktadır.
Nitekim birkaç asırdır özellikle “gelişmiş” denilen ülke ve toplumlarda hâkim zihniyet olan kapitalizmin esası da durmadan üretip, tüketmek tekrar üretmek, karı ve serveti sınırsıza çoğaltmaktır. İşte bu dünya görüşü ve onun doğurduğu uygulamalar da bu “çoğaltma yarışı”nın çağdaş örneğidir. Ancak insanlığın manevi ve ahlaki değerlerini, birikimlerini sistem dışı bırakan, hatta tahrip eden bu yarış, sonuçta ekonomik ve siyasi gücü, iletişim imkanların da kullanarak bireysel ilişkilerden, uluslar arası ilişkilere kadar uzanan bir haksızlık ve adaletsizlik düzeni doğurmakta ve nihayet dünyayı “global” bir mutsuzluk alanı haline getirmektedir.
İkinci ayetteki “mekabir”kelimesi, kabir anlamındaki “makbere”nin çoğuludur.”Sonunda kabirleri ziyaret ettiniz”mealindeki cümleye müfessirler üç türlü mana vermişlerdir.
a-Mecazi anlamda, “Sonunda ölüp kabirlere girdiniz; bu tutku ve yarış ölünceye kadar sürüp gitti.”
b-Yine mecazi anlamda , “Kabirlerdeki ölülerle övündünüz.”
c-Lafzi anlamda, “Bizzat kabirlere gidip ölülerle övündünüz.”
Tefsirlerde anlatıldığına göre Cahiliye Arapları mal, evlat, akraba ve hizmetçilerinin çokluğunu bir gurur ve şeref sebebi sayarlar, hatta bu hususla övünürken yaşayanlarla yetinmeyip, kabilelerinin üstünlüğünü geçmişleriyle de ispat etmek için kabirlere gider, ölmüş akrabalarının kabirlerini göstererek onların dahi çokluğuyla övünürlerdi. Surenin iniş sebebi olarak bu tür rivayetler bulunmakla birlikte genel anlamda insan fıtratındaki mal, evlat ve taraftarların çokluğu ile övünme ve benzeri davranışlar eleştirilmekte, gerçek üstünlüğün ahirette ortaya çıkacağı belirtilmektedir.
Üçüncü ve beşinci ayetlerin başındaki “hayır” anlamına gelen “kella” edatı ebedi olan ahiret hayatını orada verilecek hesabı ve bu hesap için hazırlık yapmayı unutup da fani olan ve ancak daha yüksek amaçlar için kullanıldığında bir değer ifade eden mal, mülk ve benzeri imkânları bilinçsizce çoğaltma yarışına girişip bunlarla övünmenin korkunç bir gaflet ve yanılgı olduğu gerçeğini vurgulamak maksadıyla üç defa tekrar edilmiştir.
Beşinci ayette “kesin bir bilgi” diye çevirdiğimiz “ilmel yakin”tamlaması sözlükte , “bir şeyi gerçek haliyle idrak etmek”anlamına gelen “ilim” ile “gerçeğe uygun kesin bilgi”anlamına gelen “yakin”kelimelerinden oluşan bir terim olup “kesin olan akli ve nakli delillerin ifade ettiği bilgi”diye tarif edilmiştir.
6 -8.ayetler:”…gözünüzle ayan beyan göreceksiniz”diye çevirdiğimiz kısımdaki “aynel yakin “tamlaması sözlükte göz anlamına gelen “ayn” ile “gerçeğe uygun kesin bilgi”anlamındaki “yakin”kelmelerinden oluşan bir terim olup gözlem yoluyla elde edilen ve doğruluğu apaçık olan bilgiyi ifade eder.(BK: Yusuf Şevki Yavuz, “Aynel yakin ,DİA,4,269).
Aynel yakin ile elde edilen bilginin, İlmel yakin ile elde edilen bilgiden daha üstün ve kesinlik derecesi daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır.(ayrıca bk: Al-i İmran:18)
Yüce Allah, dünya hayatında mutlak gerçeği kabul edip de ahiret hayatı için hazırlık yapmayan, aksine fani şeylere aldanıp onlarla başkalarına karşı övünenlerin ahirette cehennem azabıyla cezalandırılacağını yemin ederek haber vermiştir.
Altıncı ayette , “Cehennemi mutlaka göreceksiniz .”ifadesinin mecazi bir görme şeklinde anlaşılmaması için yedinci ayette “Onu aynel yakin olarak gözünüzle ayan beyan göreceksiniz.”buyurulmuş; böylece hem tehdit pekiştirilmiş hem de cehennem olayının büyüklüğü ifade edilmiştir.(EBU HAYYAN: 8,508)
Sekizinci ayet ise, Allah’ın verdiği nimetlerin şükrünü yerine getirmek üzere O’nun yolunda ve emrettiği şekilde değerlendirmeyip de onları başkasına karşı övünme ve kendini üstün görme aracı yapanların bu nimetlerden hesaba çekileceklerini, sonuçta cehennem azabıyla şiddetli bir şekilde cezalandırılacaklarını göstermektedir.
 
“Dört yüz kadar alime hizmet ettim. Dört bin hadis ezberledim. Sonra yalnız bir tanesini seçip onunla amel ettim. Kurtuluşumun bu hadise bağlı olduğunu anladım. O hadis-i şerif de şudur:
“Ey insan! Dünya için orada kalacağın kadar çalış. Ahiret için de orada kalacağın kadar çalış. Allah için, O’na ihtiyacın kadar çalış. Cehenneme dayanacağın kadar da günah işle.”
                                                                   İmam-ı Azam
KAYNAK: DİB YAYINLARI
KUR’AN YOLU TÜRKÇE MEAL VE TEFSİR
PROF.HAYRETTİN KARAMAN
PROF.MUSTAFA ÇAĞIRICI
PROF.İBRAHİM KÂFİ DÖNMEZ
PROF.SADRETTİN GÜMÜŞ
ANLARA 2007
CİLT5,SH:677–680
HAZIRLAYAN VE SUNAN :SERAP UYSAL

 

Yazar: serapuysal

Ben Serap Uysal. ..Emekli Kur’an öğretmeni.. Ama emeklilik sözde. Eğitim hizmeti ölene dek,mezara kadar. 1961’de başlayan dünya hayatımdaki macera hızla sürüyor. 26 yil resmen süren görev yılları, Kur’an Kurslarında ve camilerde hem uyuyan hem büyüyen, Hem öğrenen öğrenince de anne babasına yardımcı olan 4 evlat.6 yılda dünyaya teşrif eden ve bizi ana babalık şerefiyle sereflendiren Hakk’ın en güzel hediyesi evlatlarımız ve yolun devamında iki ilahiyatçı gönül doktoru ,iki de tıp doktoru evlat…onlari büyütürken biz de büyüdük. Onlari egitmeğitmeye çalışırken biz de öğrendik..meslekdaşımız gönül doktoru evlatlarımız şimdi bizim öğretmenlerimiz…kendi bilgi ve birikimlerimizi onlardan ve her yerden öğrenmeye calistiklarimizla harmanlayarak okuyucuya sunma niyetimiz halistir.maksat bir eser bırakmak ki ardımardından bir hoş sada bırakıp rahmetle yadedilelim.bu niyetten hareketle iki kitap yazdık…”Canlı Kur’aKur’an:HZ.MUHAMMED (SAV) ve 26 yıllık çalışma hayatımızın semeresi”ISLÂM KÜLTÜRÜ: SORARAK ÖĞRENİYORUM “isimli çalışmalarımız…ve yoldaki çalışmalarımızın internet ortamında yayınlanmasının daha faydalı olacağı inancı, bilgiyi ömür boyu edinme ve paylaşma arzusudur bu sitenin doğuş sebebi.2015 yılından beriki ugraslarimiz bu meyandadir. Ne yazık ki sanal ortam bilgisi bizde eksik olduğundan bazı teknik hatalar iki kere kurduğumuz site izin ki bunlar benim kaybettiğim iki önemli değerdi …şimdi üçüncü kez bıkmadan, usanmadan, önümüzdeki engelleri aşarak karşınıza yine çıkma cureti gösterdik.Niyet saf ve halis şimdi de torunlarimizi büyütürken sitemize de onlarla beraber büyütmek dilek ve duasıyla dipdiri karşınızdayız.Sitemizde hayat ve bilgi birikimimiz yanında, hayatın stresini azaltmak ve Rabbimizin “Bir işten görüldü bunda başka bir ise giriş! “emrine itaate hobilerimize de yer vermeyi arzu ettik.Inşaallah Hakk nasip eder,biz de faydalı oluruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir