SİYASİ FIKRALAR:TANSU ÇİLLER,MESUT YILMAZ ,ERBAKAN VE ECEVİT’TEN….

Olacak şey değil ama bunlar  bi fıkra…yani uydurma …
gülümserken düşünelim ,
üzülürken bile gülümseyelim diye uydurulmuş ….
okuyalım mı?
Tansu Çiller, Mesut Yılmaz,rahmetli  Erbakan Hoca  ve Ecevit aynı uçakta yolculuk etmektedir. Çiller bir ara :
-“Uçaktan aşağıya 5 milyonluklar atsak, 1000 kişiyi sevindirsek.”
der.
Mesut Yılmaz itiraz eder :
-“Bence 1 milyonluklar atsak da 5000 kişi sevinse…”
Erbakan:
-“Olur mu öyle şey! bence 500 binlik atıp 10 bin kişiyi sevindirsek.”
Ecevit halkçı ya :
-“Bence 100 bin liralık atsak da, 50 bin kişi sevinse!..”
Tüm bu konuşmaları dinleyen pilot dayanamaz ve :
-“Siz parayı boş verip kendiniz atlasanız da 65 milyon kişi sevinse!..”
****
Melekler Çiller, Yılmaz ve RAHMETLİ Erbakan’a öbür dünyada en büyük arzularının ne olduğunu sorar.
Çiller :
-“Yılmaz ve tüm ANAP’lılar cehennem atılsın.” der.
Yılmaz:
-“Çiller ve tüm DYP’liler cehennemin en derin yerine sürülsün.”
Erbakan HOCA rahmetli:
– “Benim acelem yok, önce diğerlerinin arzusunu yerine getirin.”demiş.
****
Çiller’e “Susurluk sorunu” hakkında ne düşündüğünü sormuşlar. “Orayı da il yapacağızdır” diye yanıtlamış.
**
Uluslararasi cerrahlar konferansı bittikten sonra bir Amerikalı, bir İngiliz bir de Türk cerrah ,beraber bir şeyler içmeye giderler.
İngiliz başlar anlatmaya:
-“Geçen gün bir iş kazası geçirmiş birini getirdiler. Adam presin içine sıkışmıştı. Sadece sol küçük parmağı vardı. Bizim elemanlarımız öyle iyi çalıştılar ki, önce parmağa bir el, sonra kol, sonra da vücut yaptılar. Adam taburcu olunca o kadar verimli bir işçi oldu ki onun yüzünden 5 kişi işsiz kaldı.”
Amerikalı söz alır:
-“Bana ise geçen gün bir saç getirdiler. Adam nükleer reaktörün içinde kalmış. Sadece saçı vardı. Oldukça iyi bir çalışma ile önce saça bir baş, sonra vücut yaptık. Adam taburcu olduğunda o kadar verimli oldu ki onun yüzünden 20 kisi işsiz kaldı.”
Türk söz alır:
-“Geçen yolda gidiyordum. Bir çift anahtar buldum. Anahtarın üzerindeki parmak izinden yola çıkarak uygun deri dokusu ve bir parmak yaptık. Sonra o parmağa bir el, ardından bir kol ve bir vücut. Ortaya bir kadın çıktı. Kadına ‘Tansu’ adını verdik. O kadar verimli oldu ki bütün ülke şimdi onun yüzünden işsiz!”
***
Liderler cehennemde en derin uçurumun başında tartışmaktadır.
Franco:
-“Milyonlarca insanın hayatını söndürdüm, cehennemin en dibine ben gideceğim.”
Stalin :
“Ben milyonlarca insanın açlıktan ölümüne neden oldum. Oraya gitmek benim hakkımdır.”
-Hitler “Milyonlarca yahudiyi fırınlarda yaktım. Cehennemin dibine gitmek bana düşer..”
Tartışma iyice alevlenmişken yanlarından yıldırım hızıyla biri geçer ve dibe vurur. Liderler “Sen de kimsin hemşerim?” Aşağıdaki yanıt verir “İrticaya karşı demokrasinin bekçisiyim, ananızım, bacınızım!..”
***
Laik ve özgür bir ülkenin başbakanı olarak İslam Konferansı’na katılan Tansu Çiller’e bir delege sormuş;
-“Öğle namazının sünneti kaç rekattır?” Çiller;
-“Iııı… Eeee. Burası laik veeeee… özgür bir ülkedir. Herkes istediği kadar kılabilir…”
araştıran ve sunan:serap uysal

 

Yazar: serapuysal

Ben Serap Uysal. ..Emekli Kur’an öğretmeni.. Ama emeklilik sözde. Eğitim hizmeti ölene dek,mezara kadar. 1961’de başlayan dünya hayatımdaki macera hızla sürüyor. 26 yil resmen süren görev yılları, Kur’an Kurslarında ve camilerde hem uyuyan hem büyüyen, Hem öğrenen öğrenince de anne babasına yardımcı olan 4 evlat.6 yılda dünyaya teşrif eden ve bizi ana babalık şerefiyle sereflendiren Hakk’ın en güzel hediyesi evlatlarımız ve yolun devamında iki ilahiyatçı gönül doktoru ,iki de tıp doktoru evlat…onlari büyütürken biz de büyüdük. Onlari egitmeğitmeye çalışırken biz de öğrendik..meslekdaşımız gönül doktoru evlatlarımız şimdi bizim öğretmenlerimiz…kendi bilgi ve birikimlerimizi onlardan ve her yerden öğrenmeye calistiklarimizla harmanlayarak okuyucuya sunma niyetimiz halistir.maksat bir eser bırakmak ki ardımardından bir hoş sada bırakıp rahmetle yadedilelim.bu niyetten hareketle iki kitap yazdık…”Canlı Kur’aKur’an:HZ.MUHAMMED (SAV) ve 26 yıllık çalışma hayatımızın semeresi”ISLÂM KÜLTÜRÜ: SORARAK ÖĞRENİYORUM “isimli çalışmalarımız…ve yoldaki çalışmalarımızın internet ortamında yayınlanmasının daha faydalı olacağı inancı, bilgiyi ömür boyu edinme ve paylaşma arzusudur bu sitenin doğuş sebebi.2015 yılından beriki ugraslarimiz bu meyandadir. Ne yazık ki sanal ortam bilgisi bizde eksik olduğundan bazı teknik hatalar iki kere kurduğumuz site izin ki bunlar benim kaybettiğim iki önemli değerdi …şimdi üçüncü kez bıkmadan, usanmadan, önümüzdeki engelleri aşarak karşınıza yine çıkma cureti gösterdik.Niyet saf ve halis şimdi de torunlarimizi büyütürken sitemize de onlarla beraber büyütmek dilek ve duasıyla dipdiri karşınızdayız.Sitemizde hayat ve bilgi birikimimiz yanında, hayatın stresini azaltmak ve Rabbimizin “Bir işten görüldü bunda başka bir ise giriş! “emrine itaate hobilerimize de yer vermeyi arzu ettik.Inşaallah Hakk nasip eder,biz de faydalı oluruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir