VAHŞİ BATI VE TÜRK İSLAM MEDENİYENİYETİNİN FARKININ GÖRÜLDÜĞÜ ÇANAKKALE

YER ;İNGİLİZ KABİNESİ ,KONUŞAN :; LORD KİTCHENER ,İNGİLİZ SAVAŞ BAKANI

Ateşli konuşmalar ,hararetli tartışmalar …

Bakan diyor ki:

-“Gelibolu şehrinin karşısında bir denizaltımız su yüzüne fırlayıp ,İngiliz sancağını üç kere sallarsa ,yarımadadaki bütün Türk garnizonu tabanları yağlayıp soluğu Bolayır’da alır .”

SONUCU GÖRECEKLER ,ÖYLE Mİ OLACAK ACABA ?

ZAMAN GÖSTERECEK!

İngilizlerin çok ünlü bir şairleri vardır .

Savaş şiirlerİyle de ünlü olan ve Çanakkale’ye gelmek için yola çıkan gönüllü bir teğmen .

İNGİLİZ ŞAİR RUPERT CHAWNER BROOKE ‘dan bahsedeceğiz …

Oldukça ünlü bir hümanist olan bu  şair ,hümanistliğinin bir gereği olarak olsa gerek Osmanlılara özellikle de Türklere karşı kalbinde kin ve nefret barındıranladan .Çoğu İngiliz gibi …

İlköğrenimini kendi doğduğu memleketi olan Rugby ‘de yapan bu şair ,ilk gençliğinde Avrupa’yı gezmiş, ELİZABETH DÖNEMİ TİYATROSU konulu teziyle CAMBİRİDGE ‘de KİNG’S COLLEGE’e burslu olarak girmeye hak kazanmış .

Burada kendini ve çevresini genişletmiş. CHURCHİLL ,VİRGİNİA WOLF (Ünlü feminist yazar ,intihar ederek ölmüş )gibi ünlülerle arkadaşlığı ileri seviyeye götürmüş .

Çeşitli edebiyat kulüplerine üyeliği daha çok tanınmasını sağlamış .

Kurduğu bir tiyato külübünde oyuncu olarak da yer alması ününe ün katmış .

Kolejde iken Cambiridge APOSTLES adlı gizli bir örgüte de  üye olmuş .

Hayatı boyunca yaşadığı sapkın ilişkileri onu bunalıma sokmuş ve birkaç kez tedavi için Almanyaya gitmiş .

Seyahat anıları yazmış .Bu nedenle ABD ve KANADA’yı gezip gezi yazılarını yayınlatmış .

Dönüşte yine maceralı bir yolculuğa çıkıp yelkenliyle Büyük Okyanusa açılmış .

Tahiti’ye uğrayıp orada bir kaç ay kalmış ve orda da yine gayr-ı meşru bir ilişki ile bir kızı olmuş .

Onun biyoğrafisini yazanlar önceleri onun biseksüel olduğunu gizlemişler .

Yani dememiz o ki adam bir ünlü şair olarak tannımasına rağmen çatlağın ,manyağın teki .

Niye böyle söylüyorum …cevabını az sonraki satırlarda bulacaksınız .

İlk kitabı 1914 ‘te ikincisi 1915 te basılmış .3 yılda 23 baskı yapmış .

Birinci Dünya Savaşının en çok okunanlarından .

Daha bir çok kitabı yayınlanmış .

Gerek bizim TÜRK biyoğrafi yazarları gerekse batılılar onu övdükçe övmüş .

Ama Türk Milleti hakkında düşündükleri ve sözleri onun hiç de hümanist yani insan sevgisi ile dolu olduğunu göstermiyor .

Aklıma ;

ÇANAKKALEDE ZEHİRLİ GAZ KULLANIMI

 geldi .Anlatıldığına göre masa başında İngilizlerden bazıları Çanakkale’de zehirli gaz kullanımını insanlık ve savaş suçu olarak değerlendirmişler ,lakin Churchill “Türkler insan değildir!” diyerek buna karşı çıkmış .

Bir de zehirli çiviler var .Her ne şekilde atılırsa atılsın mutlaka ayağa batacak olan bu zehirli çiviler yüzünden binlerce askerimizini bacağı kesilmiş .

BİZ ŞAİRE DEVAM EDELİM :

 27 doğum gününü kutlayan ünlü şair İngiliz donanmasına gönüllü yazılır ve teğmen rütbesiyle o artık Çanakkale yolcusudur …

Şimdi düşününüz su satırları okurken :

“- Bu inanılamayacak kadar güzel bir şey !

Talihimizin bize bu kadar yardım edeceğinin hiç sanmıyordum .

Gidiyoruz !

Galata Kulesi 15 pusluk toplarımızla yerle bir edilecek !

Deniz kana boyanıp leş dolacak !

Ayasofyanın mozaiklerini ,halılarını yağma edeceğiz!

TÜRK KIZLARI BENİM OLACAK!

İnanıyorum ki bir devrin kapanışına şahit olacağım !

Tanrım !

Hayatımda hiç bu kadar mesut olmamıştım !

İŞTE !HUZURLARIMIZDA HÜMANİST VE ŞAİR BİR İNGİLİZİN ŞAHSINDA BATININ EMPERYALİST VE İNSANLIK DIŞI NİYETLERİ !

Peki bu hümanist şair isteklerine kavuşabildi mi ?

 Galata kulesini yerlebir edebildiler mi ?

 Deniz kana boyandı mı ?

Ayasofya’yı yağmalayabildiler mi ?

Türk kızlarının namusuna el uzatabildi mi ?

Bir devrin kapanışına şahit olabildi mi ?

Son cümleden başlayalım .

Olamadı .

Kalanları da :”GELDİKLERİ GİBİ DEFOLUP GİTTİLER !

PEKİ ŞAİR NE OLDU ?

HALİS NİYETLERİNİN MÜKAFATINI ALLAH VERDİ !

Daha yoldayken bir sivrisinek dudağından ısırdı ve pepsis denilen bir hastalıktan yani bir çeşit kan zehirlenmesi diyebiliriz ,ÖLDÜ !

YUNANİSTAN’da Tris BUKES Körfezinde demirli bir Fransız hastane gemisinde

öldü ve onu yakınlarda bulunan İskiri adasında zeytinlik bir alana gömdüler .

Ve bir kahraman muamelesi ile günümüze kadar andılar .

Mezar taşındaki  yazılar da şöyle :

“Yatar burada Tanrının bir kulu ingiliz .

 ki ,Türklerin elinden İstanbul’un kurtarılması uğruna öldü !”

BİZDE NE DENİR :”NİYET HAYR ,AKİBET HAYR “

Niyeti ve akibeti görüyorsunuz .

Bir de bahsetmek istediğim bir şey bizim vatandaşalarımızın etkisi ve tepkisi …

Osmanlı Devleti’nin savaşa girişi ile beraber seferberlik  ilan edilir.

 Genç -yaşlı, baba-oğul… herkes cepheye koşar .

Avrupa’da eğitimini sürdüren master ve doktora öğrencileri ,hatta Türkiye’de liselerde okuyan öğrenciler dahi geleceğe dair tüm planlarını , hedeflerini ,arzularını aşklarını ,yuvalarını ,evlatlarını bir yana bırakıp cepheye koştular .

Başkent İstanbul’a giden yolun kilidi olan  Çanakkale’ye koştu herkes . Tüm ülkede işgal büyük tepki gördü.

Behzat Kerim Efendi’nin Hatıra Defteri şunları yazıyor:

-” Oh artık emelime nail oldum !

Ben de dinim, yurdum şen ve mesut hatırat-ı hayatım, sevgili İstanbul’um için canımı feda edeceğim .

Çünkü Çanakkale’ye …

Hayır Çanakkale’ye değil “demir ve kan kaleye gidiyorum.

Mesrurum!

  Ben İstanbul’u ebediyyen Müslüman – Türk kalacak olan şu mübarek halife ve hakanlar yurdunu müdafaa ederken ,ihtiyar babamın  saadetine, masum yavrumun hayatına, sevgili Nebibe’min ırzına ,hülasa hiç tanımadığımı anneciğimin Merkez Efendi’deki asude mezarına dokunabilecek ,kirli ,mendfur elleri ,kıracağımı biliyorum .

Selam sana ey kalbimin Ka’be’si İstanbul!

 Ölüme gidenler sana feda ediyorlar!

Peki netice ne oldu ?

İngiliz kabinesinde konuşuluyor ve hesap soruluyor .Uzun uzun anlatmaya gerek yok .

Churchill şöyle bir söz söylüyor ki savaşın mucidi ve yenilen kahramanı ,iİNGİLİZLERİN SAVAŞ BAKANIDIR zat-ı alileri …

 Ve kendini savunuyor :

“Anlamıyor musunuz, biz Çanakkale’de Türklerle değil, Allah ile savaştık! Tabii ki yenildik…”

              Onlar geldikleri gibi gittiler, ama biz onların topraklarımızI işgal için gelenlerin ,namusumuza göz dikenlerin anısına bile saygı gösterdik.

Atatürk konuşuyor burda :

“Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar! Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

İŞTE İSLAM MEDENİYETİ İLE BATININ VAHŞİ MEDENİYETİ ARASINDAKİ ÇİZGİ ,FARK BUDUR !

ALLAH’IM BU MİLLETE BİR DAHA ÇANAKKALELER YAŞATMA !

BİZE BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRTMA !

MİLLETİMİZE VE TÜM DÜNYAYA MUSALLAT OLAN KORONA İLLETİNDEN EN AZ ZARARLA KURTULMAYI BİZLERE NASİP EYLE .

ŞU CUMA SAATİNDE GİDİLEMEYEN CAMİLERİ ,TAVAF EDİLEMEYEN KABE’-İ MUAZZAMAYA SAHİP ÇIKMAYI VE ONLARI YENİDEN VE BİLİNÇLE DOLDURMAYI BİZLERE NASİP EYLE ALLAHIM !

ASKERLERİMİZİ VE GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİ KORU,EVLATLARIMIZI VE TÜM MİLLETİMİZİ TÜM KÖTÜLÜKLERDEN ,VE TABİİ AFATLARDAN MUHAFAZA EYLE ALLAHIM .

AMİN AMİN AMİN

SERAP UYSAL

EMEKLİ KUR’AN KURSU ÖĞRETMENİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir